Devlet Su İşleri (DSİ) 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, Ocak ve Şubat aylarında etkili olan yağışların sadece barajları değil, kritik öneme sahip yer altı su rezervlerini de beslediğini açıkladı. Bilgi, kaynakların tasarruflu kullanılması durumunda İzmir'in bu yazı su sıkıntısı çekmeden atlatabileceğini vurguladı.
İzmir ve çevresinde son dönemde etkili olan kış yağışları, kuraklık riskiyle karşı karşıya olan bölge için hayati bir rahatlama sağladı. Devlet Su İşleri (DSİ) yetkilileri, yağışların etkisini sadece yüzeysel depolama alanlarında değil, stratejik öneme sahip akiferlerde de gösterdiğini bildirdi.
Yer Altı Sularında Belirgin Artış
DSİ 2. Bölge Müdürü Hüseyin Koray Bilgi, bölgedeki hidrolojik durumu değerlendirdiği açıklamasında, özellikle yılın ilk iki ayında düşen yağışların önemine dikkat çekti. Ocak ve Şubat aylarındaki yağış rejiminin, toprağın suya doymasını sağladığını ve bu durumun yer altı su seviyelerinde ölçülebilir bir yükseliş meydana getirdiğini belirtti.
Uzmanlar, yer altı sularının dolmasının, barajlardaki buharlaşma kayıplarının arttığı yaz aylarında şehri besleyen en önemli "sigorta" kaynağı olduğuna işaret ediyor.
"Doğru Yönetimle Yazı Sıkıntısız Atlatırız"
Yağışların getirdiği iyimser tabloya rağmen suyun sınırsız bir kaynak olmadığı gerçeğini hatırlatan Bilgi, vatandaşlara ve ilgili kurumlara tasarruf çağrısında bulundu. Mevcut su rezervlerinin durumu hakkında bilgi veren Bölge Müdürü, kaynakların doğru ve planlı bir şekilde yönetilmesi halinde, İzmir'in önümüzdeki yaz mevsiminde herhangi bir su tedarik sorunu yaşamayacağını öngördüklerini ifade etti.
Su yönetiminde asıl başarının sadece yağışlara bağlı kalmak değil, eldeki rezervi verimli kullanmak olduğunun altını çizen yetkililer, tarımsal sulamadan evsel tüketime kadar her alanda israftan kaçınılması gerektiğini vurguluyor.
Çift Yönlü Kazanım
Son yıllarda küresel iklim değişikliğinin etkisiyle düzensizleşen yağış rejimi, Ege Bölgesi'nde su stresini artıran faktörlerin başında geliyordu. Ancak bu kış döneminde gelen yağışların şiddetli sağanaklar şeklinde değil, zamana yayılarak toprağa işlemesi, hem baraj doluluk oranlarını yukarı çekti hem de yer altı havzalarını besleyerek çift yönlü bir kazanım sağladı. DSİ verilerine göre, bu hidrolojik denge İzmir'in su güvenliği açısından kritik bir eşiğin aşılmasını sağladı.