İtalya'da sağ koalisyon hükümetinin hayata geçirmek istediği tartışmalı yargı reformu, anayasa değişikliği referandumunda seçmenlerin yüzde 53,7'sinin oyuyla reddedildi. İktidara geldiği 2022 yılından bu yana sandıktaki en ciddi siyasi yenilgilerinden birini alan Başbakan Giorgia Meloni sonuçlara saygı duyduğunu açıklarken, muhalefet cephesi ülke genelinde zafer kutlamalarına başladı.
İtalya'da uzun süredir siyasi tartışmaların merkezinde yer alan yargı reformu paketi, gerçekleştirilen anayasa değişikliği referandumunda halkın vetosuna takıldı. İçişleri Bakanlığı verilerine göre, 51,4 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede referanduma katılım oranı yüzde 58,9 olarak kaydedildi. Sayılan sandıkların yüzde 98'inden elde edilen resmi sonuçlara göre, seçmenlerin yüzde 53,7'si anayasa değişikliğine "Hayır" derken, "Evet" oyları yüzde 46,2 seviyesinde kaldı.
Giorgia Meloni başbakanlığındaki sağ koalisyon hükümeti tarafından hazırlanan ve Adalet Bakanı Carlo Nordio'nun mimarı olduğu paket, İtalyan yargı sisteminde köklü değişiklikler öngörüyordu. Tasarı; savcılık ile hakimlik makamları arasındaki geçişlerin kalıcı olarak engellenmesini ve hakimlerin atama ile disiplin süreçlerini denetleyen yargı konseyinin bölünmesini içeriyordu. Hükümet, söz konusu reformu geçtiğimiz yıl parlamentodan geçirmiş ancak her iki kanatta da anayasal gereklilik olan üçte iki çoğunluğa ulaşılamadığı için değişiklikler halk oylamasına götürülmek zorunda kalmıştı.
Meloni Yenilgiyi Kabul Etti
Referandum sonuçlarının netleşmesiyle birlikte sağ iktidar yenilgiyi kabul etti. Başbakan Meloni, sosyal medya üzerinden paylaştığı video mesajında, İtalyan halkının tercihine her zaman saygı duyduklarını belirterek, "Bu reformu sonuna kadar savunduk ancak kararı vatandaşlarımıza bıraktık, onlar da kararını verdi. İtalya'yı modernize etme fırsatının kaçırılmış olması elbette üzüntü verici. Ancak bu durum, ülkenin iyiliği için çalışma kararlılığımızı ve bize verilen görevi yerine getirme bağlılığımızı değiştirmiyor." ifadelerini kullandı. Reformun asıl sahibi konumundaki Adalet Bakanı Nordio ise "Egemen halkın kararını kabul ediyorum." şeklinde kısa bir değerlendirme yaptı.
Muhalefetten İktidara 'Alternatif Biziz' Mesajı
"Hayır" oylarının çoğunluğu sağlaması, muhalefet cephesinde ve sivil toplum kuruluşlarında büyük bir coşkuyla karşılandı. Roma, Napoli, Torino ve Bologna gibi büyük şehirlerin meydanlarında toplanan kitleler, referandum sonucunu "Direnen İtalya çok yaşasın" sloganlarıyla kutladı.
Ana muhalefetteki Demokratik Parti (PD) lideri Elly Schlein, düzenlediği basın toplantısında sonucun hükümete çok net bir mesaj olduğunu vurguladı. "Ülkenin çoğunluğu yanlış bir reformu durdurdu." diyen Schlein, İtalya'nın artık bir alternatif talep ettiğini ve ilerici koalisyon güçleriyle birlikte iktidar yürüyüşüne başlayacaklarını ifade etti.
Parlamentodaki ikinci büyük muhalefet partisi Beş Yıldız Hareketi'nin (M5S) lideri Giuseppe Conte, önümüzdeki yıl yapılması planlanan genel seçimleri işaret ederek merkez solun kendi liderini belirleme sürecini hızlandırması gerektiğini savundu.
Eski başbakanlardan ve Italia Viva partisinin lideri Matteo Renzi ise Başbakan Meloni'ye sert bir çağrıda bulundu. 2016 yılında kendi hazırladığı anayasa reformunun referandumda reddedilmesi üzerine başbakanlıktan istifa ettiğini hatırlatan Renzi, "Halk konuştuğunda hükümet dinlemek zorundadır. Giorgia Meloni aynı cesarete sahip mi? Ezici bir yenilgiden sonra ne yapacağını göreceğiz." sözleriyle Meloni'yi istifaya davet etti.
İtalyan Basını: "Meloni'nin İlk Gerçek Yenilgisi"
Referandum sonucu İtalyan basınında geniş yankı buldu. Ülkenin önde gelen yayın organlarından La Repubblica gazetesi gelişmeyi, "Giorgia Meloni'nin ilk gerçek yenilgisi" başlığıyla manşetine taşırken; Il Fatto Quotidiano gazetesi, "Hayır oyları ezici çoğunlukla kazandı. İtalyanların yüzde 53'ünden fazlası anayasayı korudu." yorumunda bulundu. Basındaki genel analizlerde, büyük kentlerde "Hayır" oylarının iktidara açık bir fark atmasının, 2022'den bu yana ülkeyi yöneten sağ koalisyonun gelecekte atacağı adımlar üzerinde ciddi bir baskı oluşturacağı değerlendirildi.