FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi sırasında İstanbul Bayrampaşa'da henüz 15 yaşındayken şehit düşen Halil İbrahim Yıldırım'ın babası Bahaddin Yıldırım, aradan geçen 10 yıla rağmen oğlunu kaybettiği o karanlık geceyi ve sonrasındaki adanmışlığı unutamıyor.
İstanbul’un en genç şehidi olarak kayıtlara geçen Şanlıurfalı 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım, darbe girişimi gecesi babası Bahaddin Yıldırım ile birlikte sokağa çıkarak Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önündeki direnişe katıldı. Hain darbecilerin açtığı ateş sonucu başına isabet eden kurşunla ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede şehit düşen Yıldırım’ın organları, acılı ailesi tarafından bağışlanarak başka hastalara umut oldu. Girişimin 10. yıl dönümünde konuşan baba Bahaddin Yıldırım, o gece yaşananları ve evladının son anlarını anlattı.
"Bugün Halil İbrahim'de Bir Şeyler Var Dedim"
Olay gününü detaylarıyla aktaran baba Yıldırım, darbe girişiminden hemen önce oğlunun isteği üzerine tüm aile İncirli Parkı'na gittiklerini belirtti. Parkta basketbol oynadıklarını ve Halil İbrahim'in o akşamki davranışlarında bir farklılık hissettiğini ifade eden Yıldırım, "Eşimle bankta otururken 'Bugün Halil İbrahim'de bir şeyler var' dedim" diye konuştu.
Eve dönüş yolunda bir vatandaşın kendilerine darbe olduğunu söylemesi üzerine hemen televizyonu açtıklarını kaydeden Bahaddin Yıldırım, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın televizyondaki çağrısının ardından oğlunun hemen harekete geçtiğini belirtti. Yıldırım, "Cumhurbaşkanı'mız 'Sokağa çıkın' dediği anda Halil İbrahim benden önce kalktı, 'Hadi sokağa çıkalım' dedi. Aşağı indiğinde berber dükkanının camından saçını düzeltti. Yolda yürürken fırınların önündeki kuyrukları görüp 'Baba bunlar yarın öbür gün bu ekmeğin bitmeyeceğini mi sanıyorlar?' diyerek tepki gösterdi" dedi.
"Ayağı Taşa Takıldı Sandım"
Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'ne doğru ilerlerken oğlunun ayakkabı bağcıklarını bağlamak için durduğunu söyleyen acılı baba, sonrasında yaşanan trajik anları şu sözlerle aktardı:
"Ayakkabısını bağlarken ben de başında bekliyordum. Arkadaşlarının önden gittiğini görünce 'Baba koşalım, geç kaldık' dedi. Koşmaya başladık. Tuna Lisesi yakınlarında bir anda arkamda yere düştü. Ben önce ayağı taşa takıldı sandım. Telefonu yerdeydi. Telefonu kaldırıp 'Kalk İbrahim' dedim ancak kalkmadı. Elimi başının altına koyduğumda elime kan geldi. Çevredeki bir vatandaş vurulduğunu söyledi."
Çevredeki bir araçla hemen hastaneye götürülen Halil İbrahim Yıldırım'ın, başına isabet eden kurşun nedeniyle olay anında hayatını kaybettiği anlaşıldı.
"Vatanımız İçin Her Zaman Hazırız"
Oğlunun acısını ilk günkü gibi taze hissettiğini ancak vatan savunması söz konusu olduğunda aynı kararlılıkta olduklarını vurgulayan Bahaddin Yıldırım, Türk milletinin birlik ve beraberliğinin önemine dikkat çekti. Diğer ülkelerde yaşanan göç dramlarına atıfta bulunan Yıldırım, "Biz büyük bir milletiz, devletimize sahip çıkmalıyız. Başka ülkelerden kaçıp bize sığınabiliyorlar ama bizim sığınacak başka yerimiz yok. Bu vatan için her zaman mücadele etmeye hazırız" ifadelerini kullandı.