27 Şubat 2026 Cuma
Haber

İstanbul'da Hava Kalitesinde Dikkat Çeken İyileşme: Ocak Ayında Kirlilik Üçte Bir Oranında Azaldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan incelemeye göre, kent genelindeki hava kirliliği oranı bu yılın ocak ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36 oranında düşüş gösterdi.

Paylaş:
İstanbul'da Hava Kalitesinde Dikkat Çeken İyileşme: Ocak Ayında Kirlilik Üçte Bir Oranında Azaldı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) tarafından yapılan incelemeye göre, kent genelindeki hava kirliliği oranı bu yılın ocak ayında, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 36 oranında düşüş gösterdi.

İstanbul'da hava kalitesi üzerine yapılan en güncel araştırmalar, 2026 yılına umut verici bir başlangıç yapıldığını ortaya koydu. İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Toros tarafından yürütülen çalışmaya göre, kentteki partikül madde (PM10) kirliliği Ocak ayında bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 36 oranında azaldı.

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarından elde edilen veriler ışığında hazırlanan raporda, İstanbul genelindeki 24 istasyonun ortalaması baz alındı. Buna göre, Ocak 2025'te metreküp başına 41,5 mikrogram olarak ölçülen partikül madde konsantrasyonu, Ocak 2026'da 26,5 mikrograma kadar geriledi.

En Temiz Hava Sultangazi'de, En Yüksek Kirlilik Kağıthane'de

Araştırma sonuçları, ilçeler bazında hava kalitesindeki değişimi de gözler önüne serdi. Ocak 2026 verilerine göre İstanbul'da hava kirliliğinin en yoğun olduğu nokta, metreküp başına 46,4 mikrogramlık ölçümle "Kağıthane 1" istasyonu oldu. Bu bölgeyi 44 mikrogram ile Tuzla ve 39,8 mikrogram ile Sancaktepe takip etti.

Buna karşılık, kentte en temiz havanın solunduğu nokta ise şaşırtıcı bir düşüşle Sultangazi oldu. "Sultangazi 1" istasyonunda partikül madde oranı metreküp başına sadece 8,4 mikrogram olarak kaydedildi. Bu istasyonu, 11,8 mikrogram ile Büyükada ve 15 mikrogram ile Sarıyer izledi.

Veriler, kirlilik oranının 21 istasyonda düştüğünü, sadece 2 istasyonda artış gösterdiğini ve 1 istasyonda ise sabit kaldığını ortaya koydu. En dramatik iyileşme yüzde 83'lük azalma ile Sultangazi'de yaşanırken, Kadıköy'de yüzde 53, Bağcılar'da ise yüzde 52 oranında temizlenme sağlandı. Kirliliğin arttığı nadir noktalar ise yüzde 35 artışla Yenibosna ve yüzde 25 artışla Arnavutköy oldu.

Meteorolojik Faktörlerin Etkisi Büyük

Çalışmayı yürüten Prof. Dr. Hüseyin Toros, hava kalitesindeki bu belirgin iyileşmenin ardındaki temel nedenin meteorolojik koşullar olduğunu vurguladı. Emisyon kaynaklarında, sanayi faaliyetlerinde veya trafik yoğunluğunda geçen yıla göre radikal bir değişiklik olmadığını belirten Toros, "Hava kalitesindeki iyileşmenin en önemli sebebi meteorolojik faktörler. Geçen yıla göre bu yılın ocak ayı daha yağışlı ve rüzgarlı geçti. Yağış ve rüzgar, atmosferdeki kirleticilerin dağılmasını sağlayarak hava kalitesini artırdı" değerlendirmesinde bulundu.

Toros ayrıca, aralık ayına göre de bir iyileşme gözlendiğini belirterek, Aralık 2025'te 35,9 mikrogram olan kirlilik değerinin ocak ayında yüzde 26 oranında düştüğüne dikkat çekti.

"Fosil Yakıtlar Geleceğimizi Tehdit Ediyor"

Hava kirliliğinin küresel çapta en kritik sağlık sorunlarından biri olmaya devam ettiğini hatırlatan Prof. Dr. Toros, fosil yakıt kullanımının yarattığı tehlikeye de işaret etti. Yer altındaki karbon kaynaklarının enerji üretimi için yakılmasının atmosfere kontrolsüz miktarda kirletici salınmasına neden olduğunu belirten Toros, özellikle kentlerdeki motorlu araç trafiğinin, dur-kalkların ve fren balatalarından yayılan partiküllerin bu kirlilikte başrolü oynadığını ifade etti.

Uzmanlar, hava kalitesinin korunması için sadece meteorolojik şansa güvenilmemesi gerektiğini, bireysel davranış değişikliklerinin ve fosil yakıt kullanımının azaltılmasının kalıcı temiz hava için şart olduğunu vurguluyor.