İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık, bölgesel çatışmaların küresel mücevher ticaret rotalarını yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türkiye'nin üretim gücü ve stratejik konumuyla Dubai'ye güçlü bir alternatif haline geldiğini vurguladı.
Orta Doğu'da devam eden savaş ve artan jeopolitik riskler, küresel altın ve mücevher ticaretinin merkezini değiştirmeye başlıyor. Tedarik zincirlerinde yaşanan aksamalar ve güvenlik endişeleri, uluslararası sermayeyi ve ticaret ağlarını daha öngörülebilir pazarlara yönlendiriyor. İstanbul Kuyumcular Odası (İKO) Başkanı Mustafa Atayık'ın konuya ilişkin yaptığı değerlendirmeler, Türkiye'nin bu süreçte küresel bir aktör olarak öne çıkabileceğini ortaya koydu.
Atayık, İstanbul'un zengin tarihi birikimi, köklü kuyumculuk geleneği ve yüksek üretim kapasitesine dikkat çekerek, "Türkiye, özellikle İstanbul, sektördeki yüksek potansiyeli ve zengin tarihi birikimiyle kısa süre içerisinde Dubai’ye alternatif olabilir." ifadelerini kullandı. Uzun yıllardır Orta Doğu ve Körfez bölgesinin altın ticaret merkezi konumunda olan Dubai'nin, bölgesel istikrarsızlıklardan dolaylı olarak etkilenmesi, uluslararası alıcıları yeni güvenli limanlar aramaya itiyor.
Üretim Kapasitesi ve Lojistik Avantajı Belirleyici Olacak
Sektör temsilcilerinin verilerine göre Türkiye, altın işleme ve mücevher üretimi konusunda hem kapasite hem de tasarım çeşitliliği açısından dünyada ilk sıralarda yer alıyor. Sadece bir transit ticaret merkezi olmanın ötesinde, doğrudan üretici konumunda bulunması Türkiye'yi diğer rakiplerinden ayırıyor.
Jeopolitik gerilimlerin gölgesinde ticari rotalarını güvence altına almak isteyen uluslararası markalar ve toptan alıcılar için İstanbul'un coğrafi konumu kritik bir rol oynuyor. İKO yönetiminin vurguladığı vizyona göre, Avrupa, Asya ve Orta Doğu'nun kesişim noktasında bulunan İstanbul; gelişmiş ulaşım altyapısı, uluslararası fuar organizasyonları ve genişleyen B2B (işletmeden işletmeye) ticaret ağları sayesinde mevcut kriz ortamını sektör için stratejik bir fırsata çevirme potansiyeli taşıyor.
Küresel kuyumculuk pazarında yaşanan bu eksen kaymasının kalıcı olup olmayacağı ise, Türkiye'nin uluslararası ticareti kolaylaştıracak adımları atmasına ve pazarlama stratejilerine bağlı olarak şekillenecek.