Avrupalı koleksiyonerler ve saat tutkunları, lüks saatlerinin bakımı için rotayı İstanbul’a çevirdi. Ustalık kalitesi ve fiyat avantajı, yurt dışından gelen talepte yüzde 30’luk bir artış sağladı.
İstanbul, tarihi yarımadada yüzyıllardır süregelen zanaatkarlık geleneğini, modern lüks tüketimin en hassas alanlarından biriyle birleştirerek küresel bir çekim merkezine dönüştü. Özellikle Avrupa ülkelerindeki yüksek servis maliyetleri ve uzun bekleme süreleri, lüks saat sahiplerini İstanbul’daki tecrübeli ustalara yönlendiriyor. Son dönemde Almanya, Fransa, İsviçre gibi ülkelerden tamir ve bakım için gönderilen saat sayısında belirgin bir artış yaşanıyor.
Sirkeci’den Dünyaya Uzanan Ustalık
Yarım asrı aşkın süredir sektörde hizmet veren ve Sirkeci’deki atölyesinde çalışmalarını sürdüren saat ustası Zekai Ataç, İstanbul’un bu alandaki yükselişini doğruluyor. 55 yıllık meslek hayatında İsviçre menşeli lüks saatlerin tamiri üzerine uzmanlaşan Ataç, yurt dışından gelen taleplerin son 2-3 yılda yaklaşık yüzde 30 oranında arttığını belirtiyor.
Ataç’a göre bu ilginin temelinde iki ana faktör yatıyor: Türk ustaların "alaylı" eğitimden gelen pratik çözüm yetenekleri ve rekabetçi fiyat politikası. Avrupa’daki teknik servislerde parça değişimi odaklı ve yüksek maliyetli süreçler işlerken, İstanbul’daki ustalar onarım odaklı yaklaşımlarıyla hem maliyeti düşürüyor hem de saatin orijinalliğini koruyor.
On Binlerce Dolarlık Saatler Emanet Ediliyor
Tamir için İstanbul’a gönderilen saatler arasında piyasa değeri 100 bin doları bulan özel koleksiyon parçaları yer alıyor. Ataç, güncel piyasa koşullarında otomatik markalı bir saatin bakım ve tamir bedelinin ortalama 19 bin lira civarında olduğunu, ancak saatin modeline ve mekanizmasına göre bu rakamın değiştiğini ifade ediyor. Örneğin, kronometreli özel serilerde tamir bedeli 2 bin 200 İsviçre Frangı seviyelerine kadar çıkabiliyor.
Münih, Paris ve Zürih gibi şehirlerden düzenli olarak İstanbul'a saat getiren müşterilerin bulunduğuna dikkat çeken Ataç, "Özellikle vintage saat ticareti yapan yabancı müşteriler, satın aldıkları saatleri bize getirip bakımını yaptırıyor, ardından ülkelerinde satışa sunuyor. İnternet sayesinde bilinirliğimiz arttı ve İstanbul, lüks saatlerin hayata döndürülmesi konusunda bir merkez haline geldi" değerlendirmesinde bulundu.
"Zaman Bizim İçin Önemli"
Avrupa’daki saatçilik eğitiminin daha çok teorik ve okul tabanlı olduğunu, Türkiye’de ise usta-çırak ilişkisiyle sahada öğrenildiğini vurgulayan sektör temsilcileri, bu durumun el becerisine yansıdığını savunuyor. Türk saatçiliğinin dünyada saygın bir yeri olduğunu belirten Ataç, bu kültürel mirası şu sözlerle özetliyor: "Dünya saatçilikte Avrupa’yı bilir ama bizim kültürümüzde zaman ve saat kavramı çok daha derindir. Bu hassasiyet, işçiliğimize de yansıyor."