1 Mart 2026 Pazar
Haber

İsrail’in Yeni Casusluk Cephesi: Otomobiller "CARINT" ile Gezici Ajanlara Dönüşüyor

İsrail gazetesi Haaretz’in ifşa ettiği belgelere göre, eski Başbakan Ehud Barak’ın kurucusu olduğu siber firmalar, araçların kamera ve mikrofonlarını uzaktan kontrol ederek otomobilleri birer istihbarat kaynağına çeviriyor.

Paylaş:
İsrail’in Yeni Casusluk Cephesi: Otomobiller "CARINT" ile Gezici Ajanlara Dönüşüyor

İsrail gazetesi Haaretz’in ifşa ettiği belgelere göre, eski Başbakan Ehud Barak’ın kurucusu olduğu siber firmalar, araçların kamera ve mikrofonlarını uzaktan kontrol ederek otomobilleri birer istihbarat kaynağına çeviriyor.

İsrail merkezli siber güvenlik ve istihbarat firmalarının, "CARINT" (Araç İstihbaratı) adı verilen yeni bir teknolojiyle dünya genelindeki modern araçları potansiyel casusluk aygıtlarına dönüştürdüğü ortaya çıktı. İsrail’in önde gelen gazetelerinden Haaretz’in yayımladığı araştırma dosyası, araçların multimedya sistemlerine sızılarak ortam dinlemesi yapılabildiğini ve sürücülerin anlık olarak izlendiğini gözler önüne serdi.

Eski Başbakan Barak’ın Şirketi Başrolde

Araştırmada öne çıkan en çarpıcı detaylardan biri, bu teknolojiyi geliştiren şirketlerin üst düzey siyasi ve askeri bağlantıları oldu. Sektörün kilit oyuncularından biri olan "Toka" firmasının kurucuları arasında, eski İsrail Başbakanı Ehud Barak ve İsrail ordusunun eski siber güvenlik komutanı emekli Tuğgeneral Yaron Rosen bulunuyor.

Toka’nın geliştirdiği yazılımların, hedef alınan araçların multimedya ekranlarına ve "hands-free" (eller serbest) sistemlerine sızabildiği belirtiliyor. Bu teknoloji sayesinde istihbarat birimleri, aracın içindeki konuşmaları dinleyebiliyor, hatta araç içi ve çevresindeki kameralara erişerek görsel veri toplayabiliyor. Şirket, İsrail Savunma Bakanlığı’nın onayıyla hareket ettiğini belirtse de, söz konusu ürünün satışının durdurulduğunu iddia ederek savunma yaptı.

Yapay Zeka ile "Tam İstihbarat"

Haberde yer alan bilgilere göre, sadece tek bir araçtan veri çekmekle yetinilmiyor. İsrailli istihbarat şirketi Rayzone ve iştiraki TA9, "büyük veri" analiziyle casusluğu bir adım öteye taşıyor. Bu firmaların geliştirdiği sistemler, araçlardan elde edilen verileri, bölgedeki SIM kart sinyalleri, Wi-Fi ağları ve Bluetooth bağlantılarıyla çapraz sorguya tabi tutuyor.

Yapay zeka destekli bu havuz sistemi, hedefin kimliğini, sosyal medya hesaplarını, sürüş alışkanlıklarını ve anlık konumunu saniyeler içinde tespit edebiliyor. Araçların sadece bir ulaşım aracı olmaktan çıkıp, veri toplayan birer sensöre dönüştüğü bu yapıda, plaka tanıma sistemleri ve yol kameraları da entegre şekilde çalışıyor.

Lastik Basıncından "Dijital Parmak İzi"

Casusluk teknolojilerinde sınır tanımayan yöntemler arasında lastik sensörleri de yer alıyor. Ateros ve Netline gibi firmaların geliştirdiği teknolojiler, araç lastiklerindeki basınç sensörlerinin yaydığı sinyalleri analiz ederek her araç için benzersiz bir "dijital parmak izi" oluşturuyor. Bu yöntem, araca herhangi bir fiziksel veya dijital sızma gerçekleştirilmesine gerek kalmadan, sadece sensör verileri üzerinden aracın takip edilmesine olanak sağlıyor.

ABD ile Veri Trafiği

Haaretz’in raporu, bu teknolojinin uluslararası boyutuna da dikkat çekiyor. ABD merkezli veri analiz şirketlerinin, topladıkları araç verilerini İsrailli firmalarla paylaşabildiği belirtiliyor. Özellikle Palantir ve Berla gibi şirketlerin araç kayıtlarını ve plaka verilerini analiz ettiği, bu verilerin gerektiğinde Cellebrite ve Rayzone gibi İsrailli ortaklara aktarılabildiği ifade ediliyor.

İsrail’in 7 Ekim 2023 sonrası Gazze’ye yönelik operasyonlarında da bu teknolojinin aktif olarak kullanıldığı, bölgedeki araçların yerlerinin tespiti için sivil şirketlerden ve gönüllülerden destek alındığı belirtiliyor.

Askeri Personele Çinli Araç Yasağı

İsrail devleti, kendi geliştirdiği bu teknolojilerin benzerlerinin kendilerine karşı kullanılma ihtimaline karşı da önlem alıyor. İsrail ordusunun, araçlardan veri sızdırılabileceği endişesiyle üst düzey komutanlarına Çin menşeli elektrikli araçları kullanmayı yasakladığı biliniyor. Uzmanlar, modern araçların dijital sistemlerinin tamamen ele geçirilmesi durumunda, sadece veri hırsızlığı değil, direksiyon ve motor kontrolüne müdahale edilerek fiziksel kazalara da sebebiyet verilebileceği konusunda uyarıyor.