İsrail Parlamentosu'nun, Filistinli mahkumlara ölüm cezası verilmesinin önünü açan tartışmalı yasa tasarısını onaylamasına dünya genelinden sert tepkiler geldi. Uluslararası toplum ve hak örgütleri, düzenlemenin uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve açıkça ayrımcılık barındırdığını vurguluyor.
İsrail Parlamentosu'nun (Knesset) dün onayladığı ve Filistinli tutuklulara idam cezası getirilmesini öngören yasa tasarısı, küresel çapta büyük bir tepki dalgasına yol açtı. İnsan hakları kuruluşları, Birleşmiş Milletler (BM) ve çok sayıda ülke, yasanın uluslararası insancıl hukuku açıkça ihlal ettiğini belirterek uygulamanın derhal durdurulması çağrısında bulundu.
Yasa Ne Getiriyor?
Kabul edilen yeni düzenleme, "İsrail'in varlığını inkar etme amacıyla" bir İsraillinin ölümüne neden olan kişilere idam cezası verilmesinin önünü açıyor. Yasaya göre, askeri mahkemelerde ölüm cezası kararı alınabilmesi için artık hakimlerin oy birliği gerekmeyecek; salt çoğunluk yeterli olacak. Ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria'da verilecek idam kararlarına karşı af veya temyiz yolu tamamen kapalı tutulacak.
İsrail içindeki hak örgütlerinden Adalah (İsrail'deki Arap Azınlıkları Hukuk Merkezi), yasanın gizli infazlara ve idam mahkumlarının tam tecridine izin verdiğini, pratikte ise benzer suçlar işleyen İsrailli Yahudileri bu cezadan muaf tutacak şekilde tasarlandığını vurguladı. Kurum, anayasaya aykırı olduğunu belirttiği yasayı iptal ettirmek için İsrail Yüksek Mahkemesi'ne başvuracağını duyurdu.
Uluslararası Örgütlerden "Ayrımcılık" Vurgusu
Kararın ardından Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi, yasanın ayrımcı niteliğine dikkat çekerek acilen yürürlükten kaldırılması gerektiğini bildirdi. Uluslararası Af Örgütü ise kararı, İsrail'in apartheid sistemini güçlendiren ve Filistinlileri insanlıktan çıkarmayı hedefleyen bir adım olarak nitelendirdi.
BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Genel Komiseri Philippe Lazzarini, demokratik ülkelerin idam cezasını kaldırma eğiliminde olduğunu hatırlatarak, nüfusun sadece bir kesimini hedef alan bu yasa karşısında dehşete düştüğünü ifade etti. Avrupa Konseyi de düzenlemeyi "ciddi bir gerileme" olarak tanımlayarak insan onuruyla bağdaşmadığının altını çizdi.
Ülkelerden Peş Peşe Kınamalar
Avrupa Birliği (AB) yönetimi, insan hakları yükümlülükleri açısından atılan bu adımı "olumsuz" olarak değerlendirirken, Avrupa başkentlerinden de sert açıklamalar geldi. Almanya, İspanya, İrlanda, İtalya, Avusturya ve Slovenya yetkilileri, idam cezasının hiçbir koşulda kabul edilemeyeceğini ve bu adımın caydırıcılıktan uzak olduğunu vurguladı. Almanya Hükümet Sözcüsü, yasanın muhtemelen sadece Filistinlilere uygulanacak olmasından derin endişe duyduklarını dile getirdi.
Bölge ülkelerinden Ürdün ve Mısır da yasanın gayrimeşru ve ırkçı olduğunu belirterek, Filistin halkına karşı yürütülen sistematik politikaların bir parçası olduğuna işaret etti. Filistin yönetimi ise kararı bir "savaş suçu" olarak niteleyerek, Arap Birliğini acil toplantıya çağırdı ve uluslararası toplumdan İsrail'e yaptırım uygulanmasını talep etti. İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya dışişleri bakanları yayımladıkları ortak bildiride, söz konusu karardan duydukları "derin endişeyi" yineleyerek İsrail hükümetini bu plandan vazgeçmeye çağırdı.