Uluslararası insan hakları uzmanları, İsrail meclisinin Filistinli tutuklulara yönelik onayladığı idam yasasının ayrımcı bir apartheid uygulaması olduğunu belirterek, Avrupa Birliği'nin İsrail ile imzaladığı ortaklık anlaşmasını durdurması gerektiğini vurguladı.
Uluslararası insan hakları otoriteleri, İsrail parlamentosunun (Knesset) Filistinli esirlere yönelik idam cezasını öngören yeni yasal düzenlemesini sert bir dille eleştirdi. Aralarında eski İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) Direktörü Kenneth Roth ve Uluslararası Af Örgütü Araştırmacısı Budour Hassan'ın da bulunduğu uzmanlar, söz konusu uygulamanın uluslararası ceza hukukuna ve insancıl hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek, Avrupa Birliği'ni (AB) İsrail ile olan ticaret ve ortaklık anlaşmasını askıya almaya davet etti.
İsrail meclisinde 48 "hayır" oyuna karşılık 62 "evet" oyuyla kabul edilen tasarının, ülkedeki hukuki eşitsizliği derinleştirdiği ifade ediliyor. Eski HRW Direktörü Kenneth Roth, yasanın yalnızca "İsrail Devleti'nin varlığını reddeden terörizm" kavramı çerçevesinde uygulandığını belirtti. Roth, bu tanımın pratikte uygulamanın sadece Filistinlileri hedef alacağı ve benzer eylemlerde bulunan Yahudi aşırılıkçıları kapsam dışı bırakacağı anlamına geldiğine dikkati çekti.
Askeri Mahkemeler ve Adil Yargılanma Endişesi
İnsan hakları savunucuları, yasanın askeri mahkemelerin işleyişiyle birleştiğinde ortaya çıkaracağı tablonun endişe verici olduğunun altını çiziyor. Ölüm cezasının onaylanması için jürinin oybirliği yerine yalnızca çoğunluk kararının yeterli kılındığını ve infazlar için en fazla 90 günlük kısa bir süre öngörüldüğünü belirten uzmanlar, askeri mahkemelerdeki yüzde 96'yı bulan mahkumiyet oranına ve işkence altında alındığı belirtilen itiraf iddialarına vurgu yaptı.
Mevcut şartlar altında adil yargılanma gerekliliklerinin yerine getirilmesinin imkansız olduğuna değinen Roth, bu adımı "bir intikam ve kontrol yasası" olarak nitelendirdi. Savcıların idam talep etmesine dahi gerek kalmadan, işgal altındaki bölgelerde yargıçların doğrudan infaz kararı verebilmesinin önünün açıldığı ifade edildi.
"Yargısız İnfazlar Yasal Hale Getiriliyor"
Uluslararası Af Örgütü Araştırmacısı Budour Hassan ise İsrail hapishanelerindeki ağır gözaltı koşullarına işaret etti. Özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında hapishanelerdeki hak ihlallerinin hızlandığını ve gözaltı süreçlerinde 100'den fazla Filistinlinin yaşamını yitirdiğini belirten Hassan, sahadaki fiili yargısız infazların bu yasa ile yasal bir zemine oturtulmaya çalışıldığını savundu. Hassan'a göre yasa tasarısı, Batı Şeria'daki Filistinliler için idamı varsayılan bir ceza haline getirme tehlikesi taşıyor.
Avrupa Birliği'ne Harekete Geçme Çağrısı
Uzmanlar, insan haklarına saygı temelinde kurulan AB-İsrail ortaklık ve ticaret anlaşmasının mevcut koşullar altında daha fazla sürdürülemeyeceğini belirtiyor. AB yönetiminin yasaya karşı çıktığını bildiren resmi açıklamalarına rağmen bunun tek başına yeterli olmadığını savunan Hassan, İsrail'in uluslararası hukuka uymaya zorlanması için somut ve maddi sonuçlarla yüzleşmesi gerektiğini vurguladı.
İsrail yasalarının anayasaya uygunluğunu denetleyen İsrail Yüksek Mahkemesi'nin tarihsel olarak bu tür eşitsiz düzenlemelere karşı etkili bir koruma sağlayamadığını belirten uzmanlar; uluslararası toplumun ve AB'nin, ihlaller sürdüğü müddetçe doğrudan işbirliklerini kesme veya askıya alma yönünde fiili adımlar atması gerektiği konusunda birleşiyor.