İsrail ordusu, İran'ın batı ve orta kesimlerinde yer alan 200'ü aşkın askeri tesisi son 24 saat içinde hava saldırılarıyla hedef aldığını duyurdu. Hedefler arasında hava savunma sistemleri ve balistik füze rampaları yer alırken, bölgedeki ABD-İsrail ve İran eksenli çatışmaların bilançosu ağırlaşıyor.
İsrail ordusu tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, İran'ın orta ve batı bölgelerine yönelik son 24 saatte geniş çaplı bir hava harekatı düzenlendi. Düzinelerce savaş uçağının katıldığı operasyonda, 200'ün üzerinde hedefin vurulduğu iddia edildi.
Açıklamada, operasyonun odağında İran'ın askeri altyapısının bulunduğu belirtildi. İsrail savaş uçaklarının, hava savunma sistemleri, balistik füze rampaları, insansız hava aracı (İHA) depoları ve çeşitli silah üretim tesislerini hedef aldığı ileri sürüldü. Öte yandan, daha önce İsrail'e atfedilen ve İran'ın güneyindeki doğal gaz tesislerini hedef alan saldırılara ilişkin ordudan herhangi bir teyit veya açıklama gelmemesi dikkat çekti.
Bölgesel Çatışmalar Şiddetleniyor
Söz konusu hava saldırıları, bölgede haftalardır devam eden geniş çaplı askeri tırmanışın son halkasını oluşturuyor. İsrail ve ABD, Washington ile Tahran arasında diplomatik müzakerelerin yürütüldüğü bir dönemde, 28 Şubat itibarıyla İran'a yönelik ortak askeri operasyonlar başlatmıştı.
Bu saldırılara karşılık veren İran ise sadece İsrail'i değil, aynı zamanda ABD'nin bölgedeki askeri varlığını da hedef aldı. Tahran yönetiminin misillemeleri, ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn gibi bölge ülkelerindeki belirli noktaları kapsadı.
Ağır Can Kayıpları ve Üst Düzey Ölümler
Bölgedeki çatışmaların sivil ve askeri bilançosu hızla artıyor. ABD ve İsrail tarafından gerçekleştirilen önceki saldırılarda, İran Dini Lideri Ali Hamaney başta olmak üzere çok sayıda üst düzey devlet ve ordu yetkilisinin hayatını kaybettiği bildirilmişti. İranlı resmi makamların paylaştığı verilere göre, başlayan çatışma sürecinde bugüne kadar can kaybı 1348'i aşarken, yaralı sayısının 17 binin üzerinde olduğu ifade ediliyor.
Taraflar arasındaki gerilim, hem bölgesel güvenlik mimarisini hem de uluslararası diplomasiyi derinden sarsmaya devam ediyor. Düşmanlıkların sona ermesine yönelik herhangi bir ateşkes belirtisi henüz ufukta görünmüyor.