İsrail yönetimi, Doğu Kudüs ile Batı Şeria arasındaki coğrafi bütünlüğü keseceği gerekçesiyle uluslararası toplumun uzun süredir karşı çıktığı "E1 Projesi"ni uygulamaya koydu. Tartışmalı proje kapsamında, işgal altındaki Filistin topraklarına 3 bin 401 yeni yasa dışı konut inşa edilmesi için resmi ihale açıldı.
İsrail hükümeti, işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan ve stratejik öneme sahip bölgelerde yasa dışı yerleşim birimlerini genişletme politikasında yeni bir aşamaya geçti. Filistin yönetimine bağlı Duvar ve Yerleşim Direniş Komisyonu, İsrail makamlarının "E1" olarak bilinen bölgede 3 bin 401 yeni konutun inşası için ihale sürecini resmen başlattığını duyurdu.
"Planlama Aşamasından Uygulamaya Geçildi"
Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Ayrım Duvarı ve Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi Başkanı Mueyyed Şaban, atılan bu adımın sahadaki durumu geri dönülemez bir noktaya taşıdığını belirtti. Şaban, İsrail'in bu hamlesiyle "E1 Projesi"nde planlama ve onay süreçlerini geride bırakarak doğrudan uygulama safhasına geçtiğini vurguladı.
Şaban, projenin sadece yeni konut inşasından ibaret olmadığını, asıl hedefin Kudüs’ü Filistinli nüfusun yoğun olduğu çevre bölgelerden tamamen izole etmek olduğunu ifade etti. Yetkililere göre bu proje, Batı Şeria’nın kuzeyi ile güneyi arasındaki bağlantıyı kopararak, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve bütünleşik bir Filistin devletinin kurulmasını fiilen imkansız hale getirmeyi amaçlıyor.
Projenin Geçmişi ve Stratejik Önemi
Uluslararası kamuoyunda "E1" (East 1) koduyla bilinen proje, Kudüs’ün doğusundaki Ma’ale Adumim yerleşim birimini Batı Kudüs’e bağlamayı hedefliyor. Proje alanı, tarihsel olarak Doğu Kudüs’ün bir parçası olan ancak Ayrım Duvarı’nın inşasıyla Batı Şeria tarafında kalan Filistin mahallesi Azeriye’nin yakınlarında bulunuyor.
İsrail yönetimi, söz konusu bölgede 4 binden fazla konut ve turistik tesis inşa etmek amacıyla 1999 yılında yaklaşık 12 bin dönüm Filistin toprağına el koymuştu. Ancak proje, bölgenin jeopolitik statüsünü değiştireceği ve iki devletli çözüm ihtimalini ortadan kaldıracağı gerekçesiyle önceki Amerikan yönetimlerinin ve uluslararası toplumun yoğun baskısıyla uzun yıllar askıda tutulmuştu.
Eylül 2025'te Onaylanmıştı
Bölgedeki gerilimi tırmandıran süreç, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu yönetiminin projeyi yeniden gündeme almasıyla hız kazandı. Netanyahu hükümetinin, uluslararası itirazlara rağmen Eylül 2025’te projeye resmi onay verdiği biliniyor. İhale sürecinin başlamasıyla birlikte, Doğu Kudüs'teki Filistinlilerin kentsel genişleme alanlarının daraltılması ve bölgedeki demografik yapının İsrail lehine değiştirilmesi yönündeki endişeler artmış durumda.