İsrail hükümeti, 7 Ekim 2023 saldırılarına katıldıkları gerekçesiyle gözaltında tutulan Filistinlilerin kurulacak özel askeri mahkemelerde yargılanması amacıyla yaklaşık 354 milyon dolarlık dev bir bütçe ayrılmasını onayladı.
İsrail hükümeti, 7 Ekim olaylarına karıştığı iddia edilen Filistinli tutukluların yargılanabilmesi amacıyla kurulacak özel askeri mahkemeler için yaklaşık 354 milyon dolar (1 milyar şekel) bütçe ayrılmasını kararlaştırdı.
İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamaya göre, onaylanan bu kaynak, 2026-2029 dönemini kapsayacak şekilde Savunma Bakanlığı ile İsrail ordusuna aktarılacak. Söz konusu bütçenin, "7 Ekim Olaylarına Katılanların Yargılanmasına İlişkin Yasa Tasarısı" çerçevesinde gerekli olan fiziki ve idari altyapının kurulmasında kullanılacağı bildirildi.
Tahsis edilen bütçe kapsamında yeni bir mahkeme kompleksi, savcılık birimleri ve İsrail ordusuna hizmet verecek bir karargah binası inşa edilecek. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, bütçenin onaylanmasının ardından yaptığı açıklamada, 7 Ekim saldırılarına katılanların hesap vermesini sağlamayı amaçladıklarını vurgularken; Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de yasanın hayata geçirilmesi adına gerekli tüm finansal kaynağın güvence altına alındığını bildirdi.
İsrail Meclisi (Knesset), 11 Mayıs'ta Hamas mensuplarının yargılanması için özel askeri mahkemelerin kurulmasını ve sanıklara idam cezası verilebilmesini öngören yasa tasarısını nihai olarak kabul etmişti. Filistinli esirlerin durumunu takip eden sivil toplum kuruluşları, bu yasal düzenlemenin doğrudan Gazze Şeridi'nden gözaltına alınan ve halen yargılaması başlamayan tutukluları hedef aldığına dikkat çekiyor.
Karara İsrail içindeki insan hakları örgütleri ve Filistinli gruplardan ise tepkiler yükseliyor. İsrail'de faaliyet gösteren insan hakları kuruluşu "Adalah", yasanın anayasaya aykırı olduğunu savunarak iptal edilmesi çağrısında bulundu. Kuruluş, bu düzenlemenin "intikam amaçlı bir yargı süreci" oluşturduğunu belirtti. Hamas ise daha önce yaptığı açıklamada kabul edilen yasayı, "Filistinli tutuklulara yönelik tehlikeli bir tırmanış ve yeni bir hak ihlali" olarak nitelendirmişti.