15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

İsrail Polisi Kutsal Günde Katolik Patrik'in Kıyamet Kilisesi'ne Girişini Engelledi

İsrail güçleri, Hristiyan alemi için büyük önem taşıyan Palmiye Pazarı ayini sırasında Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ile Başrahip Francesco Ielpo’nun Kıyamet Kilisesi’ne girişine izin vermeyerek yüzyıllardır süren tarihi geleneği bozdu.

Paylaş:
İsrail Polisi Kutsal Günde Katolik Patrik'in Kıyamet Kilisesi'ne Girişini Engelledi

İsrail güçleri, Hristiyan alemi için büyük önem taşıyan Palmiye Pazarı ayini sırasında Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ile Başrahip Francesco Ielpo’nun Kıyamet Kilisesi’ne girişine izin vermeyerek yüzyıllardır süren tarihi geleneği bozdu.

İsrail polisi, işgal altındaki Doğu Kudüs'ün Eski Şehir bölgesinde Hristiyanların en kutsal mekanlarından biri kabul edilen Kıyamet Kilisesi'nde düzenlenen ritüellere müdahale etti. Hristiyan inancına göre İsa'nın çarmıha gerildiği ve dirildiği yer olarak kabul edilen kilisede gerçekleştirilecek olan Palmiye Pazarı ayini öncesinde, Kudüs Latin Patriği Pierbattista Pizzaballa ve beraberindeki heyetin yolu güvenlik güçleri tarafından kesildi.

Yaşanan olayda, Patrik Pizzaballa ile Başrahip Francesco Ielpo’nun kiliseye girmesi fiziksel olarak engellendi. Kutsal haftanın başlangıcını simgeleyen ve Hristiyan cemaati için büyük dini öneme sahip olan bu günde üst düzey din adamlarının ibadet mekanına alınmaması, bölgedeki dini özgürlükler ve tarihi "statüko" tartışmalarını yeniden alevlendirdi.

Yüzyıllardır süregelen ve Kudüs'teki Hristiyan toplumu tarafından titizlikle korunan bu dini geçit töreninin polis kordonuyla durdurulması, geleneklerin açık bir ihlali olarak değerlendiriliyor. Kudüs'teki dini idareciler ve Hristiyan topluluklar, kutsal mekanlara erişimin kısıtlanmasının sadece bir güvenlik meselesi değil, aynı zamanda inanç özgürlüğüne yönelik doğrudan bir müdahale olduğunu vurguluyor.

Eski Şehir içindeki dar sokaklarda ve kilise çevresinde yoğun güvenlik önlemleri alan İsrail polisinin bu tutumu, kutsal günlerini kutlamak üzere bölgeye gelen yerel Hristiyanlar ve hacılar arasında da gerginliğe neden oldu. Olay, Doğu Kudüs'teki kutsal mekanların yönetimi ve tüm semavi dinlerin ibadet haklarının korunması konusundaki hassas dengelerin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.