Based on the research and the specific timeline context provided (February 2026, post-Assad regime scenario), here is the news article.
İsrail Güçleri Dera Kırsalında Operasyonlarını Genişletiyor: 6 Sivil Daha Alıkonuldu
Suriye’nin güneyindeki hareketliliğini sürdüren İsrail ordusu, Dera iline bağlı köylere düzenlediği baskınlarda kontrol noktaları kurdu ve sivilleri hedef aldı.
BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER
İsrail ordusunun Suriye’nin güney hattındaki askeri faaliyetleri artarak devam ediyor. Bölgeden ulaşan son raporlara göre, İsrail güçleri Dera ili kırsalında yeni bir operasyon düzenleyerek 6 sivili alıkoydu.
Suriye yerel kaynaklarına dayandırılan bilgilere göre, İsrail askerleri Dera kırsalında bulunan Marsitiye ve Vadi Ragad köylerine zırhlı araçlarla baskın düzenledi. Sabah saatlerinde gerçekleşen operasyon sırasında köylerin giriş ve çıkışlarında geçici kontrol noktaları oluşturulduğu ve sivil hareketliliğinin kısıtlandığı bildirildi.
Evlere Baskın ve Gözaltılar
Bölge sakinlerinden edinilen bilgilere göre, İsrail askerleri belirlenen bazı evlere girerek detaylı aramalar yaptı. Arama faaliyetlerinin ardından, haklarında herhangi bir resmi suçlama açıklanmayan 6 sivilin alıkonularak bilinmeyen bir noktaya götürüldüğü ifade edildi. Askeri birliklerin operasyonun tamamlanmasının ardından bölgeden ayrıldığı kaydedildi.
Güneydeki Gerilim Tırmanıyor
Söz konusu baskınlar, İsrail’in son bir yıldır Suriye’nin güneyindeki Kuneytra ve Dera hattında artan askeri varlığının bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yerel kaynaklar, geçtiğimiz yıl yaşanan yönetim değişikliğinin ardından bölgede oluşan otorite boşluğunda, İsrail'in sınır hattındaki operasyonlarını sıklaştırdığına dikkat çekiyor.
Raporlara göre, son bir yıllık süreçte Kuneytra bölgesinde 40’tan fazla sivil benzer gerekçelerle alıkonuldu. Ayrıca İsrail ordusunun, sınır hattındaki stratejik noktalarda yeni askeri üsler inşa ettiği ve binlerce dönümlük araziyi fiili kontrolü altına aldığı iddia ediliyor.
Şam’daki yetkililer ise İsrail’in bu hamlelerini, 1974 yılında imzalanan "Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması"nın (Disengagement Agreement) açık bir ihlali olarak nitelendiriyor. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları, sınır hattındaki köylerde yaşayan halkın artan baskınlar nedeniyle güvenlik endişesi taşıdığını vurguluyor.