İstanbul Sanayi Odası (İSO) verilerine göre Türkiye İmalat PMI, ocak ayında 48,1’e düşerek sektördeki daralmanın sürdüğünü gösterdi. Faaliyet koşullarındaki bozulma 22. ayına girerken, firmaların girdi maliyetleri ve satış fiyatlarındaki artış hızı dikkat çekici seviyelere ulaştı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından S&P Global iş birliğiyle hazırlanan Türkiye İmalat Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI), 2026 yılına zayıf bir başlangıç yaptı. Aralık ayında 48,9 olarak ölçülen manşet endeks, ocak ayında 48,1’e geriledi. Endeksin 50 eşik değerinin altında kalması, imalat sektörünün performansında yaşanan bozulmanın devam ettiğine işaret etti. Bu sonuçla birlikte sektördeki daralma serisi 22. aya ulaştı.
Anket verileri, talep koşullarının zayıf seyrini koruduğunu ve bu durumun üreticileri zorlamaya devam ettiğini ortaya koydu.
Yeni Siparişlerde Kayıp Sürüyor
Ocak ayı verilerine göre, imalatçılar zayıf talep nedeniyle yeni siparişlerde yavaşlama bildirdi. Toplam yeni siparişlerdeki düşüş, bir önceki aya kıyasla hız kazansa da ılımlı düzeyde kaldı. Ancak ihracat tarafında tablo daha belirgin bir zayıflığa işaret etti. Yeni ihracat siparişleri ivme kaybederek, toplam siparişlere kıyasla daha sert bir daralma sergiledi.
Talepteki bu durgunluk üretim hacimlerine de yansıdı. İmalatçılar, siparişlerdeki azalmaya paralel olarak üretimlerini kıstı. Üretimdeki daralma da aralıksız 22 aydır devam ederken, ocak ayındaki düşüş hızı bir önceki aya göre artış gösterdi.
Firmalar yılın ilk ayında ihtiyatlı davranarak istihdam, satın alma faaliyetleri ve stoklarını azaltma yoluna gitti. Hem girdi hem de nihai ürün stoklarında düşüş gözlendi.
Maliyet ve Fiyat Artışları Hızlandı
Raporun en dikkat çekici başlıklarından biri enflasyonist baskılardaki artış oldu. Girdi maliyetleri ocak ayında keskin bir yükseliş kaydetti. Maliyet enflasyonu üst üste ikinci ay hızlanarak Nisan 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Anket katılımcıları, özellikle metaller başta olmak üzere ham madde fiyatlarındaki artışın maliyetleri yukarı çektiğini belirtti.
Maliyetlerdeki bu yükseliş, nihai ürün fiyatlarına da doğrudan yansıdı. Üreticilerin artan maliyetleri müşterilerine yansıtmasıyla, satış fiyatlarındaki artış hızı son 21 ayın zirvesini gördü. Satış fiyatları enflasyonu, tarihsel ortalamalarının üzerinde seyretti.
Sektörlerde Karışık Görünüm: Kimya ve Tekstilde Toparlanma
İmalat sanayisinin alt sektörlerinde ise ayrışan bir tablo gözlendi. Rapor kapsamındaki 10 sektörden 5’inde üretim hacmi artış gösterdi. Bu, üretim tarafında Mayıs 2023’ten bu yana görülen en yaygın toparlanma oldu.
- Kimyasal, Plastik ve Kauçuk: En güçlü büyüme bu sektörde kaydedildi. Bir yıllık aranın ardından üretimde toparlanma yaşanırken, artış hızı Ekim 2020’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Aynı zamanda yeni siparişlerin arttığı tek sektör oldu.
- Tekstil: Tekstil sektörü, yaklaşık 2,5 yılın (31 ay) ardından ilk kez üretim artışı kaydetti.
- Metalik Olmayan Mineral Ürünler: Sektör genelindeki en sert üretim düşüşü ve istihdam kaybı bu grupta yaşandı.
- Giyim ve Deri: Yurt dışı siparişlerde en hızlı iyileşme bu sektörde görüldü; ihracat siparişleri son 20 ayın en yüksek artış hızına ulaştı.
- Elektrikli ve Elektronik Ürünler: Girdi maliyetlerinde ve nihai ürün fiyatlarında en keskin artışın yaşandığı sektör olarak öne çıktı.
"Enflasyonist Baskılar Eğilimini Koruyor"
Verileri değerlendiren S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Andrew Harker, Türk imalat sektörünün 2026’ya, 2025’in son çeyreğine benzer koşullarda girdiğini ifade etti.
Harker, yeni siparişler ve üretimde ılımlı düşüşlerin sürdüğüne dikkat çekerek şunları kaydetti: "Enflasyonist baskılar güçlenerek son dönemdeki eğilimini devam ettirdi; hem girdi maliyetleri hem de nihai ürün fiyatları keskin artış gösterdi. Firmalar, önümüzdeki aylarda bu baskıların hafiflemesini ve büyüme için daha elverişli bir ortamın oluşmasını bekliyor."