Türkiye'de işsizlik oranının Aralık 2025'te yüzde 7,7 ile son 20 yılın en düşük seviyesine gerilemesi piyasalarda memnuniyet yarattı. Verileri ekonomik dayanıklılığın kanıtı olarak yorumlayan iş dünyası temsilcileri, istihdamdaki asıl sorunun artık rakamlardan ziyade "mesleksizlik" olduğuna dikkat çekti.
ANKARA — Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı Aralık 2025 dönemi verilerine göre, Türkiye genelinde işsizlik oranı bir önceki aya kıyasla 0,8 puan azalarak yüzde 7,7 seviyesine indi. Bu oran, verilerin aylık bazda hesaplanmaya başlandığı 2005 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviye olarak kayıtlara geçti. İşsiz sayısı ise söz konusu dönemde 286 bin kişi azalarak 2 milyon 736 bin kişiye geriledi.
Ekonomik göstergelerdeki bu iyileşme, reel sektör temsilcileri tarafından üretim kapasitesinin ve ekonomik canlılığın bir işareti olarak değerlendirildi. Ancak iş dünyası, rakamsal düşüşün kalıcı olması ve refaha yansıması için "nitelikli iş gücü" sorununun çözümüne odaklanılması gerektiği görüşünde birleşti.
"Sorun işsizlik değil, mesleksizlik"
Verileri değerlendiren Ankara Ticaret Odası (ATO) Başkanı Gürsel Baran, işsizliğin tek haneli seviyelerde kalıcı hale gelmesinin ve düşüş trendini korumasının Türkiye ekonomisinin istihdam yaratma kapasitesini kanıtladığını belirtti. Baran, tablonun genel hatlarıyla olumlu olmasına rağmen, sanayiden hizmet sektörüne kadar birçok alanda "eleman arayan ama bulamayan" işletmeler gerçeğine işaret etti.
Sahada yaşanan en büyük sıkıntının iş gücü arzı ile talebi arasındaki uyuşmazlık olduğunu vurgulayan Baran, şu tespitlerde bulundu:
"İş dünyasının talep ettiği yetkinlikler ile mevcut iş gücünün donanımı arasında ne yazık ki bir makas var. Bu tablo bize sorunun sadece işsizlik olmadığını, aynı zamanda bir 'mesleksizlik' sorunu yaşadığımızı gösteriyor. İşletmelerimiz siparişlerini yetiştirmek ve kapasite artırmak istiyor ancak aradıkları nitelikte personel bulmakta zorlanıyor. Gençlerimizin sadece diploma sahibi olması yetmiyor; sahada karşılığı olan mesleki becerilerle donatılmaları şart."
Genç işsizlikte OECD hedefi
Genç Girişim ve Yönetişim Derneği (GGYD) Genel Başkanı Nezih Allıoğlu ise ekonomik istikrar programının meyvelerini vermeye başladığını, düşen enflasyon ve faiz ortamının 2026 yılında yatırım iklimini daha da canlandıracağını öngördü.
Özellikle genç işsizlik oranındaki düşüşe dikkat çeken Allıoğlu, "Ağustos 2019'da yüzde 27'leri gören genç işsizlik oranının bugün yüzde 14,1 seviyesine gerilemesi toplumsal dinamikler açısından son derece sevindirici. Ancak OECD ülkelerinde bu ortalamanın yüzde 10,5 olduğunu unutmamalıyız. Hedefimiz bu standartları yakalamak olmalı" ifadelerini kullandı. Allıoğlu ayrıca, istihdamın korunmasına yönelik teşviklerin ve destek paketlerinin artırılarak sürdürülmesinin önemine değindi.
"32 aydır tek hanedeyiz"
Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın da işsizlik oranının 32 aydır kesintisiz şekilde tek haneli rakamlarda seyretmesinin, uygulanan ekonomi politikalarının başarısını teyit ettiğini dile getirdi.
Bu başarının bir tesadüf olmadığını, iş dünyası ile ekonomi yönetiminin eşgüdüm içinde çalışmasının bir sonucu olduğunu belirten Aydın, "Tarihi düşük seviyeleri yakalamak önemli ancak yeterli değil. Önümüzdeki süreçte önceliğimiz, katma değeri yüksek alanlarda istihdam yaratmak, kadınların ve gençlerin iş gücüne katılımını daha güçlü teşviklerle desteklemek olmalıdır" değerlendirmesinde bulundu.