15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

İran'ın Körfez'deki Misilleme Operasyonları BAE'ye Sıçradı: Düşen İHA Parçaları Can Aldı

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri harekata yanıt olarak Amerikan üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerini hedef alan İran'ın, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik son insansız hava aracı saldırısında bir sivil hayatını kaybetti.

Paylaş:
İran'ın Körfez'deki Misilleme Operasyonları BAE'ye Sıçradı: Düşen İHA Parçaları Can Aldı

ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı askeri harekata yanıt olarak Amerikan üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerini hedef alan İran'ın, Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik son insansız hava aracı saldırısında bir sivil hayatını kaybetti.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı askeri operasyonların ardından Tahran yönetiminin Körfez bölgesindeki misilleme saldırıları devam ediyor. Son olarak Birleşik Arap Emirlikleri'nin (BAE) Fuceyra kentine yönelik gerçekleştirilen insansız hava aracı (İHA) saldırısında, engellenen hava aracının parçaları can kaybına yol açtı.

Fuceyra Hükümeti Medya Ofisi tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, BAE hava savunma sistemleri bölgeye yaklaşan bir İHA'ya müdahale ederek aracı havada engelledi. Ancak vurulan araca ait parçalar, Rifa bölgesinde yer alan bir tarım arazisine düştü. Açıklamada, arazide bulunan Bangladeş uyruklu bir kişinin düşen parçaların isabet etmesi sonucu yaşamını yitirdiği doğrulandı.

Bölgedeki sıcak çatışma ortamı, Washington ve Tahran arasındaki müzakerelerin sürdüğü bir dönemde, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail güçlerinin İran'a yönelik ortak bir askeri saldırı başlatmasıyla tırmanışa geçmişti. Bu hamlenin ardından doğrudan İsrail'i hedefine alan İran, aynı zamanda bölgedeki Amerikan askeri altyapısını da vurma kararı aldı.

Tahran'ın 28 Şubat'tan bu yana devam eden misilleme stratejisi kapsamında; ABD'nin askeri üslerine ev sahipliği yapan Katar, Bahreyn ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Körfez ülkelerinde belirlenen hedeflere yönelik saldırılar aralıksız sürdürülüyor. Fuceyra'da yaşanan son sivil kayıp, askeri üslerin bulunduğu ülkelerdeki güvenlik riskinin boyutlarını bir kez daha gözler önüne serdi.