ABD ve İsrail yetkililerinin, İran'a ait insansız hava aracı (İHA) ve füze sistemlerinin büyük ölçüde yok edildiği yönündeki açıklamalarına karşın, sahadan elde edilen veriler Tahran'ın bölgeye yönelik operasyonlarında kayda değer bir azalma olmadığını gösteriyor.
Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ordularının haftalardır sürdürdüğü yoğun hava harekatları sonucunda İran'ın stratejik askeri kapasitesinin ağır hasar aldığı iddia edilse de, saldırı verileri farklı bir tablo çiziyor. Çeşitli bölge ülkelerinin savunma bakanlıkları ve bağımsız güvenlik enstitülerinden elde edilen veriler ışığında yapılan incelemeler, İran'ın füze ve İHA kullanımında bir kapasite düşüşü yaşanmadığını, aksine saldırıların istikrarlı bir seyir izlediğini ortaya koydu.
ABD Başkanı Donald Trump'ın 26 Mart tarihinde yaptığı, İran'ın füze fırlatma sistemlerinin yaklaşık yüzde 90'ının devre dışı bırakıldığı ve üretim tesislerinin kapasitesinin ciddi şekilde azaltıldığı yönündeki açıklamaları tartışılmaya devam ediyor. Tel Aviv merkezli Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü (INSS) raporları ve Körfez ülkelerinin resmi verileri, bu açıklamaların sahadaki yansımalarıyla örtüşmediğini gösteriyor.
Körfez Ülkeleri ve İsrail'e Yönelik Yoğun Ateş
İran'ın 28 Şubat itibarıyla başlattığı misilleme konsepti kapsamında, Körfez ülkeleri, Ürdün ve İsrail toplamda 6 bin 770 füze ve İHA ile hedef alındı. Bu süreçte en ağır bilançoyu 2 bin 429 saldırı ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yaşarken, İsrail 1365, Kuveyt ise 950 saldırıya maruz kaldı.
Özellikle İsrail cephesindeki veriler, İran ordusunun kapasitesindeki sürekliliği net bir şekilde gözler önüne seriyor. INSS kayıtlarına göre, dört haftalık süreçte İsrail'e toplam 600 füze ve 765 İHA fırlatıldı. Sadece son bir haftalık periyotta ise İsrail topraklarına 215 İHA ve 200 füze gönderildi. Bu son hafta verilerinin, toplam aylık füze saldırılarının yüzde 31'ine, İHA saldırılarının ise yüzde 28'ine denk gelmesi dikkat çekici bulunuyor. Askeri uzmanlar, eğer İran'ın üretim ve fırlatma kapasitesi iddia edildiği gibi tahrip edilmiş olsaydı, bu oranların yüzde 25'in çok daha altına düşmesi gerektiğini belirtiyor.
ABD ve İsrail'den 21 Bin Hava Saldırısı
İran'ın devam eden taarruz gücünün arkasında, ABD ve İsrail'in eşine az rastlanır ölçekteki önleyici harekatları yatıyor. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamalara göre, ABD ordusu mart sonu itibarıyla İran sınırları içinde 11 binden fazla hedefi vurdu. İsrail ordusu ise aynı dönemde yaklaşık 16 bin bomba kullanarak 800'ü aşkın hava saldırısı dalgası gerçekleştirdi.
İsrail'in hedef aldığı 4 binden fazla nokta arasında hava savunma sistemleri, balistik füze rampaları, nükleer tesisler ve askeri karargahlar bulunuyor. ABD ayrıca İran donanmasına ait gemilerin büyük bir bölümü de dahil olmak üzere 150'den fazla deniz aracının imha edildiğini raporladı.
Ancak askeri altyapıya yönelik bu eşi görülmemiş yıkıma rağmen İran'ın günlük ve haftalık ortalamalarda, hem Körfez'de hem de Doğu Akdeniz ekseninde aynı hacimde mühimmat ateşleyebilmesi, Tahran'ın yedek cephaneliklerinin ve gizli üretim hatlarının öngörülenin çok ötesinde olabileceğine işaret ediyor. Katar'a ve Suudi Arabistan'a yönelik dalgalı ama kesintisiz saldırılar da krizin bölge geneline yayılan etkisini sürdürdüğünü doğruluyor.