Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail'in 28 Şubat'taki operasyonlarıyla tırmanan ve 40 gün boyunca devam eden çatışmalarda, İran'ın İsrail'e yönelik misilleme saldırılarında yaklaşık 650 füze kullandığı rapor edildi.
Ortadoğu'da gerilimi benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıyan ve 40 gün süren çatışmaların askeri bilançosu netleşmeye başladı. Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail güçlerinin 28 Şubat'ta gerçekleştirdiği saldırılarla başlayan sıcak çatışma sürecinde, İran'ın verdiği askeri karşılığın boyutları ortaya çıktı.
Gelen son bilgilere göre Tahran yönetimi, bu 40 günlük süreç boyunca İsrail topraklarındaki çeşitli hedeflere misilleme amacıyla yaklaşık 650 füze fırlattı. Gerçekleştirilen bu yoğun saldırı dalgası, iki ülke arasında bugüne kadar yaşanan en şiddetli doğrudan çatışma dönemi olarak kayıtlara geçti.
Karşılıklı Saldırıların Seyri ve Misilleme Süreci
Krizin başlangıcı olan 28 Şubat tarihinde ABD ve İsrail kuvvetlerinin gerçekleştirdiği eylemler, bölgedeki güvenlik dinamiklerini hızla değiştirerek doğrudan savaşa zemin hazırlamıştı. İran ordusu, bu askeri adımlara yanıt olarak 40 gün boyunca sürecek kapsamlı bir misilleme stratejisi izledi.
Fırlatılan 650 füzenin bölgedeki askeri dengeleri nasıl etkilediği ve İsrail'in hava savunma sistemleri üzerindeki baskısı uluslararası toplum tarafından yakından takip ediliyor. Askeri analistler, bu kadar kısa bir süre içinde ateşlenen füze miktarının, İran'ın füze cephaneliğinin operasyonel kapasitesini ve sahadaki tırmanma potansiyelini açıkça gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Çatışmaların sona ermesinin ardından, kullanılan mühimmatın yarattığı fiziki ve stratejik etkilerin tam olarak değerlendirilmesi bekleniyor. Bölgedeki bu olağanüstü askeri hareketliliğin, önümüzdeki dönemde uluslararası diplomasi ve Ortadoğu güvenlik mimarisinde kalıcı değişikliklere yol açabileceği öngörülüyor.