15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

İran’da Ekonomik Krizle Başlayan Gösteriler Rejim Karşıtı Dalgaya Dönüştü: Can Kaybı 500'ü Aştı

Tahran’da döviz kurundaki artışa tepki olarak esnafın başlattığı kepenk kapatma eylemleri, 15 gün içinde ülke genelinde kanlı protestolara evrildi. İnsan hakları örgütleri yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini rapor ederken, Washington yönetiminin "Starlink" ve "siber müdahale" seçeneklerini masada tuttuğu belirtiliyor.

Paylaş:
İran’da Ekonomik Krizle Başlayan Gösteriler Rejim Karşıtı Dalgaya Dönüştü: Can Kaybı 500'ü Aştı

Tahran’da döviz kurundaki artışa tepki olarak esnafın başlattığı kepenk kapatma eylemleri, 15 gün içinde ülke genelinde kanlı protestolara evrildi. İnsan hakları örgütleri yüzlerce sivilin hayatını kaybettiğini rapor ederken, Washington yönetiminin "Starlink" ve "siber müdahale" seçeneklerini masada tuttuğu belirtiliyor.

İran’da yerel para biriminin döviz karşısında yaşadığı tarihi değer kaybı ve derinleşen ekonomik bunalım, ülkeyi son yılların en büyük toplumsal hareketliliğine sürükledi. 28 Aralık 2025 tarihinde başkent Tahran’da esnafın ticari faaliyetlerini durdurarak başlattığı ekonomik temelli itirazlar, kısa sürede Tebriz, Meşhed, İsfahan, Şiraz ve Kum gibi büyük şehirlere sıçrayarak rejim karşıtı gösterilere dönüştü.

Bilanço Ağırlaşıyor: Binlerce Gözaltı, Yüzlerce Ölü

Gösterilerin 15. gününde sahadan gelen veriler, şiddetin boyutunu gözler önüne seriyor. İran İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı (HRANA) tarafından yayımlanan son rapora göre, protestolarda bugüne kadar aralarında 8 çocuğun da bulunduğu toplam 544 kişi hayatını kaybetti. Aynı raporda, hayatını kaybedenler arasında 37 emniyet görevlisi ve bir savcının da bulunduğu belirtilirken, gözaltına alınanların sayısının 10 bin 681’e ulaştığı kaydedildi.

İran’a yakın kaynaklar ise güvenlik güçlerinin kayıplarına dikkat çekiyor. Yarı resmi Tasnim Haber Ajansı, olaylarda ölen emniyet mensubu sayısının 111’e yükseldiğini duyurdu ancak sivil can kayıplarına ilişkin resmi bir veri paylaşmadı.

Tahran Yönetiminden "Dış Güçler" Vurgusu ve Çelişkili Mesajlar

Olayların başlangıcında protestoculara müdahale etmeyen güvenlik güçleri, eylemlerin kamu binalarına yönelmesiyle sert tedbirler almaya başladı. Tahran Belediye Başkanı Ali Rıza Zakani, göstericilerin aralarında 25 cami, 2 hastane ve 26 bankanın da bulunduğu çok sayıda kamu binası ile itfaiye araçlarını ateşe verdiğini açıkladı.

İran lideri Ali Hamaney, krizin başından bu yana sert bir tutum sergiliyor. Dövizdeki dalgalanmayı "düşmanın işi" olarak nitelendiren Hamaney, ekonomik taleplerin meşru olduğunu kabul etmekle birlikte, sokaklardaki eylemlerin "yabancı ajanlar" tarafından körüklendiğini savundu. Hamaney, "Kaosçulara hadleri bildirilmelidir" diyerek güvenlik güçlerine müdahale sinyali verdi.

Öte yandan Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın açıklamalarında ton farkı dikkat çekti. Olayların ilk günlerinde "İnsanlar memnun değilse bu bizim hatamızdır, suçu ABD'de aramayın" diyen Pezeşkiyan, şiddetin artmasıyla birlikte söylemini sertleştirdi. Cumhurbaşkanı, son açıklamasında protestocularla diyalog kanallarının açık olduğunu belirtse de "kargaşa çıkaranların ülkeyi altüst etmesine izin vermeyeceklerini" vurguladı.

Washington Masadaki Seçenekleri Değerlendiriyor

İran’daki kaos, uluslararası arenada da yankı buldu. ABD Başkanı Donald Trump, Tahran yönetimini sert bir dille uyararak, barışçıl göstericilere yönelik şiddetin devam etmesi halinde ABD'nin "yardıma koşacağını" belirtti. Trump ayrıca, ülkede kesilen internet erişimini sağlamak için Elon Musk ile görüşerek Starlink uydularının devreye sokulabileceğini, hatta terminallerin fiziki olarak İran'a sokulması seçeneğinin değerlendirildiğini ifade etti.

Amerikan basınına yansıyan bilgilere göre, Beyaz Saray ve Pentagon yetkilileri İran'a yönelik üç ana senaryo üzerinde duruyor:

  1. İran’ın kritik altyapısına yönelik gizli siber silahların kullanılması.
  2. Starlink terminalleri aracılığıyla ülkenin "dijital egemenliğinin" delinmesi.
  3. Askeri hedeflere yönelik hava saldırıları (Pentagon'un bu seçeneğe, halkı rejim etrafında birleştirebileceği endişesiyle mesafeli yaklaştığı belirtiliyor).

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da gösterilere açık destek vererek, İran halkının "özgürlük mücadelesinin" yanında olduklarını duyurdu. Tahran yönetimi ise olası bir askeri müdahale durumunda bölgedeki ABD üslerinin meşru hedef sayılacağını ilan etti.

Ülkede internet erişiminin büyük ölçüde kesik olması ve telefon şebekelerindeki aksamalar nedeniyle sağlıklı bilgi akışı sağlanmakta güçlük çekiliyor.