1 Mart 2026 Pazar
Haber

İran’a Yönelik İsrail Hava Saldırısı Sonrası Enerji Piyasalarında Alarm: Petrol Fiyatlarında Sıçrama Bekleniyor

Nükleer müzakerelerdeki tıkanıklığın ardından İsrail’in bu sabah başlattığı askeri operasyon, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini zirveye taşıdı.

Paylaş:
İran’a Yönelik İsrail Hava Saldırısı Sonrası Enerji Piyasalarında Alarm: Petrol Fiyatlarında Sıçrama Bekleniyor

Nükleer müzakerelerdeki tıkanıklığın ardından İsrail’in bu sabah başlattığı askeri operasyon, küresel enerji piyasalarında arz güvenliği endişelerini zirveye taşıdı.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER

ABD ve İran arasında Cenevre’de yürütülen nükleer müzakerelerin sonuçsuz kalmasının ardından, bu sabah saatlerinde İsrail ordusunun İran’daki stratejik hedeflere yönelik başlattığı hava saldırısı, Orta Doğu’da gerilimi tehlikeli bir boyuta taşıdı. Diplomatik kaynakların "son şans" olarak nitelendirdiği görüşmelerden uzlaşı çıkmaması üzerine gerçekleşen bu askeri hamle, küresel petrol piyasalarında sert fiyat hareketlerine neden olma potansiyeli taşıyor.

Müzakereler Tıkandı, Sirenler Çaldı

Edinilen bilgilere göre, ABD ile İran heyetleri arasında uranyum zenginleştirme programının sınırlandırılmasına dair yürütülen görüşmelerde derin görüş ayrılıkları aşılamadı. Tahran yönetimi, nükleer programına getirilecek kısıtlamalar karşılığında uluslararası yaptırımların derhal kaldırılmasını talep ederken, Washington yönetiminin zenginleştirme faaliyetlerinin "tamamen ve doğrulanabilir şekilde" durdurulması konusundaki ısrarı masanın devrilmesine neden oldu.

Bu diplomatik başarısızlığın hemen ardından, İsrail genelinde sabah 08.14 sularında siren sesleri duyuldu ve halka sığınaklara inme çağrısı yapıldı. İsrail savunma kaynakları, İran'ın nükleer kapasitesine yönelik "önleyici" bir hava harekatı başlatıldığını doğrularken, ABD Başkanı Donald Trump da yaptığı açıklamada operasyonun koordinasyon içinde yürütüldüğü mesajını verdi. Trump, "İran'ın nükleer silah elde etmesine asla izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullanarak, diplomatik yolların tükendiği noktada askeri seçeneğin devreye girdiğini belirtti.

Petrol Fiyatlarında Yüzde 10'luk Artış Riski

Saldırı haberiyle birlikte enerji piyasalarında ibre yukarı döndü. Batı Teksas (WTI) tipi ham petrolün varil fiyatı, operasyonun başladığı saatlerde yüzde 2,7'lik bir artışla 67 dolar seviyelerine tırmanırken, Brent petrol 73 doların üzerine çıkarak Haziran 2025’ten bu yana görülen en yüksek seviyeyi test etti.

Enerji analistleri, çatışmanın kapsamına bağlı olarak fiyatlarda çok daha sert dalgalanmalar yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Piyasada hakim olan endişe, İran'ın misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki enerji altyapısını veya Hürmüz Boğazı'nı hedef alması ihtimali üzerinde yoğunlaşıyor. Uzmanlar, İsrail'in saldırısının İran'ın petrol üretim tesislerini doğrudan hedef alıp almadığının henüz netleşmediğini, ancak böyle bir durumda fiyatlarda anlık olarak yüzde 10 civarında bir sıçrama yaşanabileceğini değerlendiriyor.

Primary Vision Network Enerji ve Ekonomi Analisti Osama Rizvi, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede, "Piyasa şu an ilk şoku fiyatlıyor. Eğer İran'ın enerji altyapısı vurulursa veya Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidini masaya sürerse, petrol fiyatlarının varil başına 150 dolar senaryolarını konuşmaya başlayabiliriz" ifadelerini kullandı. Rizvi, ancak ABD yönetiminin, iç piyasada enflasyonu tetikleyecek kalıcı bir petrol fiyatı artışını önlemek adına çatışmayı sınırlı tutmaya çalışacağını öngördü.

Bölgedeki Askeri Hareketlilik Hız Kazandı

Bölgedeki askeri hareketliliğin son 48 saatte olağanüstü düzeyde arttığı gözlemleniyor. Açık kaynaklı istihbarat verilerine göre, ABD Hava Kuvvetleri'ne ait 300'den fazla savaş uçağı ve destek unsuru bölgedeki üslere konuşlandırılmış durumda. Askeri uzmanlar, bu yığınağın sadece İsrail'e destek amacı taşımadığını, aynı zamanda İran'dan gelebilecek olası bir karşı saldırıya anında cevap verebilmek için hazırlandığını belirtiyor.

Jeopolitik risklerin tırmanması, sadece enerji maliyetlerini değil, küresel ticareti ve enflasyonist baskıları da yeniden gündeme getirmiş durumda. Gelişmekte olan piyasaların enerji ithalatına olan bağımlılığı göz önüne alındığında, krizin uzaması halinde küresel ekonomide yeni bir durgunluk dalgasının tetiklenebileceğinden endişe ediliyor.