15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan ABD Kamuoyuna 'Güvensizlik' Vurgulu Açık Mektup

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Amerikan halkına hitaben yazdığı açık mektupta ülkesinin kimseye düşmanlık beslemediğini belirterek, Washington'ın Orta Doğu'daki askeri politikalarını ve medyada oluşturulan 'tehdit' algısını eleştirdi.

Paylaş:
İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'dan ABD Kamuoyuna 'Güvensizlik' Vurgulu Açık Mektup

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Amerikan halkına hitaben yazdığı açık mektupta ülkesinin kimseye düşmanlık beslemediğini belirterek, Washington'ın Orta Doğu'daki askeri politikalarını ve medyada oluşturulan 'tehdit' algısını eleştirdi.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, doğrudan Amerika Birleşik Devletleri halkına seslendiği kapsamlı bir açık mektup yayımladı. Pezeşkiyan mektubunda, Tahran yönetiminin komşuları, Avrupa devletleri ve ABD dahil olmak üzere hiçbir millete karşı husumet içinde olmadığını vurgulayarak, uluslararası kamuoyunda İran'a karşı yürütülen karalama kampanyalarına tepki gösterdi.

Ülkesinin tarihi boyunca çeşitli dış saldırılara maruz kaldığını, ancak İran'ın halklar ile devlet yönetimleri arasında her zaman net bir ayrım yaptığını ifade eden Pezeşkiyan, ülkesinin küresel bir "tehdit" olarak lanse edilmesinin kasıtlı bir algı operasyonunun ürünü olduğunu savundu. İran Cumhurbaşkanı, bu suni tehdit algısının silah sanayisini beslemek ve İran'a yönelik olası saldırılara meşruiyet kazandırmak amacıyla üretildiğini belirtti.

ABD'nin İran çevresindeki yoğun askeri yığınağına da değinen Pezeşkiyan, mevcut kuşatma ve tehdit şartları altında Tahran'ın meşru müdafaa hakkını kullanarak savunma kapasitesini geliştirmekten asla geri adım atmayacağının altını çizdi.

İlişkilerde 1953 Darbesi ve Tarihi Kırılma

İran ve ABD halkları arasındaki tarihi bağlara da geniş yer ayıran Pezeşkiyan, iki toplum arasındaki temasların kökeninde gerilim bulunmadığını hatırlattı. Ancak 1953 yılında dönemin İran Başbakanı Muhammed Musaddık'ın devrilmesiyle sonuçlanan darbedeki Amerikan rolüne ve İran petrollerinin millileştirilmesi hamlesine yönelik dış müdahalelere atıf yaptı. Pezeşkiyan, bu tarihi müdahalelerin İranlıların zihninde ABD politikalarına karşı kalıcı bir güvensizlik yarattığını ve bu kopuşun yıllar içinde daha da derinleştiğini ifade etti.

Amerikan Halkına: "Önceliğiniz Gerçekten 'Önce Amerika' mı?"

Uygulanan tüm ağır dış baskılara ve yaptırımlara rağmen İran'ın gelişimini sürdürdüğünü kaydeden Pezeşkiyan, ülkesine yönelik saldırgan politikaların Amerikan halkının çıkarlarına hiçbir şekilde hizmet etmediğini vurguladı. Sivillerin ve çocukların hayatını kaybetmesinin, hatta kanser ilacı üreten tesislerin dahi hedef alınmasının ABD'nin küresel çaptaki imajını daha da zedeleyeceğini belirtti.

ABD hükümetinin Orta Doğu'da İsrail'in bir "vekil gücü" gibi hareket ederek İran'a yönelik saldırılara ortak olduğunu savunan Pezeşkiyan, Amerikan halkına doğrudan seslenerek, "Bugün ABD hükümetinin öncelik listesinde gerçekten 'önce Amerika' mı vardır?" sorusunu yöneltti.

İran Cumhurbaşkanı mektubunu, çatışma ile iş birliği arasında yapılacak tercihin gelecek nesillerin kaderini şekillendirecek tarihi bir seçim olduğunu belirterek noktaladı. Binlerce yıllık devlet geleneğinde birçok dış saldırganla karşılaştıklarını hatırlatan Pezeşkiyan, bu güçlerden geriye sadece "utançla anılan isimler" kaldığını, İran'ın ise tüm zorluklara rağmen onuruyla ayakta kalmayı başardığını sözlerine ekledi.