İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile Cenevre'de gerçekleşmesi planlanan müzakereler öncesinde, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi ile bir araya geleceğini açıkladı.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin nükleer programı ve uluslararası yaptırımların geleceği açısından kritik öneme sahip diplomasi trafiği öncesinde önemli bir duyuruda bulundu. Erakçi, Amerika Birleşik Devletleri ile İsviçre'nin Cenevre kentinde yürütülecek müzakere süreci başlamadan hemen önce, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi ile bir görüşme gerçekleştireceğini bildirdi.
Diplomatik Trafik Hızlanıyor
İran ile Batılı güçler arasındaki nükleer müzakerelerin yeniden canlandırılması çabaları kapsamında gerçekleşecek olan bu temaslar, Tahran yönetiminin nükleer programındaki şeffaflık ve iş birliği düzeyini belirlemesi açısından büyük önem taşıyor. Erakçi'nin açıklamasına göre, Grossi ile yapılacak görüşme, ABD heyetiyle doğrudan temaslara geçilmeden önceki son üst düzey koordinasyon toplantısı olma niteliği taşıyor.
Görüşmenin Gündemi: Denetimler ve Güvenceler
UAEA Başkanı Grossi ile yapılacak görüşmenin ana gündem maddesini, Tahran'ın nükleer tesislerindeki denetim süreçleri ve Ajans ile İran arasındaki iş birliği protokolleri oluşturuyor. Grossi'nin, İran'ın nükleer faaliyetlerine dair UAEA'nın talep ettiği ek güvenceler ve denetim izinleri konusunu masaya yatırması bekleniyor. İran tarafı ise ABD ile yapılacak görüşmeler öncesinde, UAEA ile olan teknik dosyaları kapatarak veya ilerleme kaydederek Cenevre'ye daha güçlü bir diplomatik pozisyonla gitmeyi hedefliyor.
Cenevre Müzakerelerinin Önemi
ABD ve İran heyetlerinin Cenevre'de gerçekleştireceği görüşmeler, uzun süredir duraklama dönemine giren nükleer anlaşma (KOEP) sürecinin geleceği için belirleyici bir adım olarak görülüyor. Erakçi'nin Grossi ile yapacağı ön görüşme, teknik sorunların siyasi müzakereleri gölgelememesi adına stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Tahran yönetimi, Ajans ile olan teknik pürüzleri gidererek, Washington ile yaptırımların kaldırılmasına yönelik daha somut bir müzakere zemini oluşturmayı amaçlıyor.