Londra Yüksek Mahkemesi, İsrail ile ticaret yapan şirketlere yönelik eylemleriyle bilinen Palestine Action grubunun "terör örgütü" sayılarak yasaklanması kararını iptal etti. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'nın kararının ifade özgürlüğünü ihlal ettiğine ve bakanlığın kendi düzenlemeleriyle çeliştiğine hükmetti.
Londra Yüksek Mahkemesi, İngiliz hükümetinin tartışmalı kararlarından birini daha bozarak, İsrail ordusuna silah tedarik eden firmalara karşı düzenlediği sivil itaatsizlik eylemleriyle tanınan Palestine Action grubunun yasaklanmasını hukuksuz buldu. Mahkeme, İçişleri Bakanlığı'nın Temmuz 2025'te aldığı ve grubu "yasaklı örgütler" listesine dahil eden kararının, temel hak ve özgürlükler ile idari hukuk normlarına aykırı olduğuna karar verdi.
Bakanlık Kendi Kurallarını Çiğnedi
TSİ 12.00’de başlayan duruşmada mahkeme heyeti, Palestine Action’ın terör örgütü ilan edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu vurguladı. Yargıçlar, söz konusu yasağın ifade özgürlüğüne yönelik orantısız bir müdahale olduğunu belirtirken, İçişleri Bakanlığı’nın bu kararı alırken kendi iç tüzük ve düzenlemelerini dahi ihlal ettiğine dikkat çekti.
Kararın ardından yasağın kaldırılmasına hükmedilirken, sürecin teknik detaylarının ve gerekçeli kararın ilerleyen günlerde açıklanacağı bildirildi. Bu karar, İngiltere'de sivil toplum örgütleri ve insan hakları savunucuları tarafından, hükümetin protesto hakkına yönelik sert tutumuna karşı kazanılmış önemli bir zafer olarak nitelendiriliyor.
İçişleri Bakanı Mahmood: "Kararla Savaşacağız"
Mahkemenin kararı İngiliz hükümetinde soğuk duş etkisi yarattı. İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, kararın hemen ardından sert bir yazılı açıklama yayımladı. Yargının tutumunu eleştiren Mahmood, "Mahkeme ne derse desin, bu grup terör eylemleri gerçekleştirmiş, şiddeti teşvik etmiş ve failleri kutlamıştır" ifadelerini kullandı.
Mahmood açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi: "Palestine Action, masum bir protesto grubu veya sivil itaatsizlik hareketi değildir. Eylemleri demokratik değerlerimizle ve hukukun üstünlüğü ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu karar beni büyük bir hayal kırıklığına uğrattı. Mahkeme ile aynı fikirde değilim ve bu karara karşı hukuki mücadelemizi sürdüreceğiz."
Yasak Süreci Nasıl Başladı?
Palestine Action ile İngiliz hükümeti arasındaki gerilim, Haziran 2025'te Brize Norton Hava Üssü'nde gerçekleştirilen eylemle zirveye tırmanmıştı. Aktivistler, askeri üssün tellerini keserek içeri girmiş, askeri uçak motorlarına kırmızı boya püskürterek Filistin bayrağı açmıştı.
Bu olayın ardından dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper, grubun yasaklanması için düğmeye basmış ve Temmuz ayında örgüt resmen yasaklı listesine alınmıştı. Yasaklama kararı sonrası "Defend Our Juries" (Jürilerimizi Savunun) gibi gruplar destek kampanyaları başlatmış, binlerce kişi "Soykırıma karşıyım, Palestine Action'ı destekliyorum" pankartlarıyla kendilerini ihbar ederek kitlesel gözaltı eylemleri gerçekleştirmişti. İngiliz yasalarına göre yasaklı bir örgüte destek vermenin 14 yıla kadar hapis cezası bulunmasına rağmen, bu eylemlere özellikle ileri yaş grubundaki İngiliz vatandaşlarının katılımı dikkat çekmişti.