Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesi için ekonomik büyüme beklentisini güncelledi. Bölgede devam eden savaş ve jeopolitik gerilimlerin etkisiyle büyüme hızının bu yıl yavaşlayarak yüzde 1,1 seviyesine gerileyeceği öngörülüyor.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Orta Doğu ve Kuzey Afrika (MENA) ekonomilerine ilişkin son değerlendirmelerini paylaştı. Yayımlanan verilere göre, bölgede devam eden silahlı çatışmalar ve artan jeopolitik belirsizlikler, ekonomik toparlanmayı ciddi şekilde yavaşlatıyor. Kurum, MENA bölgesi için bu yılki ekonomik büyüme beklentisinin yüzde 1,1'e kadar gerileyeceğini tahmin ediyor.
Büyüme beklentilerindeki bu sert yavaşlamanın temel nedeni olarak, bölgedeki savaş ortamı ve bu durumun küresel tedarik zincirleri ile ticaret yolları üzerinde yarattığı tahribat gösteriliyor. Özellikle Kızıldeniz'deki ticari deniz trafiğinin aksaması, nakliye sürelerinin uzaması ve lojistik maliyetlerinin artması, bölge ülkelerinin ticaret hacimlerini derinden etkiliyor.
Turizm ve Yabancı Yatırımlar Baskı Altında
Çatışma alanlarına komşu olan veya bölgesel gerilimden doğrudan etkilenen ülkelerde, ekonomik faaliyetler büyük ölçüde sekteye uğramış durumda. Turizm gelirlerinde yaşanan düşüş ve sınır ticaretindeki daralma, özellikle petrol ithalatçısı olan ve borç yükü yüksek ülkelerin makroekonomik dengelerini zorluyor. IMF değerlendirmelerinde, yüksek belirsizlik ortamının doğrudan yabancı yatırımları ertelediği ve yerel para birimleri üzerindeki baskıyı artırdığına dikkat çekiliyor.
Petrol ihraç eden bazı bölge ülkeleri, enerji piyasalarındaki üretim kesintileri ve fiyat dalgalanmalarıyla dengelenmeye çalışsa da, genel bölgesel ekonomik aktivitenin çatışmaların gölgesinde kaldığı vurgulanıyor.
Uluslararası Para Fonu, ekonomik şoklara karşı bölge ülkelerindeki karar alıcılara, mali tamponları güçlendirmeleri ve enflasyonist baskılara karşı sıkı para politikalarını sürdürmeleri tavsiyesinde bulunuyor. Çatışmaların sona ermesi ve jeopolitik istikrarın sağlanması halinde büyümenin yeniden ivme kazanabileceği belirtilse de, mevcut koşullar altında aşağı yönlü risklerin belirginliğini koruduğu ifade ediliyor.