15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

İletişim Başkanı Duran’dan ‘Dijital Egemenlik’ Vurgusu: Yapay Zeka Öz değil, Araç Olmalı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, medya dünyasında giderek artan yapay zeka kullanımına ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Teknolojinin bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini belirten Duran, "Hızlı erişim büyük bir imkan olsa da hakikati korumak için gazetecinin insan faktörü, eskisinden çok daha stratejik bir önem kazandı" dedi.

Paylaş:
İletişim Başkanı Duran’dan ‘Dijital Egemenlik’ Vurgusu: Yapay Zeka Öz değil, Araç Olmalı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, medya dünyasında giderek artan yapay zeka kullanımına ilişkin kritik uyarılarda bulundu. Teknolojinin bir tahakküm aracına dönüşmemesi gerektiğini belirten Duran, "Hızlı erişim büyük bir imkan olsa da hakikati korumak için gazetecinin insan faktörü, eskisinden çok daha stratejik bir önem kazandı" dedi.

Basın İlan Kurumu’nun (BİK) 65. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle İstanbul’da düzenlenen "Dijital Dönüşüm Çağında Habercilik: Yapay Zeka ve Dijital Yetkinlikler" paneli, medya sektörünün geleceğine ışık tuttu. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijitalleşmenin getirdiği kolaylıkların yanında, doğru bilginin güvenliği ve etik gazetecilik konusundaki risklerine dikkat çekti.

"Hız, Doğru ile Yanlışı Bulanıklaştırıyor"

Duran, dijitalleşme ile birlikte haber döngüsünün görülmemiş bir hıza ulaştığını, ancak bu durumun riskleri de beraberinde getirdiğini ifade etti. Bilgiye ulaşmanın kolaylaşmasına rağmen, hız baskısının doğru ile yanlış arasındaki çizgiyi bulanıklaştırdığını vurgulayan Duran, algoritmaların editoryal süreçlerin önüne geçmemesi gerektiğinin altını çizdi.

Derin sahtecilik (deepfake) teknolojileri, otomatik içerik üretimi ve sahte hesap ağlarının "iletişimin en değerli varlığı olan doğru bilgiyi" zehirleyebilecek potansiyele sahip olduğunu belirten İletişim Başkanı, bu durumun toplumda derin bir güven bunalımına yol açabileceği uyarısında bulundu.

"Sorumluluğu Algoritmalara Bırakamayız"

Konuşmasında gazeteciliğin dijital araçlarla dönüşümüne değinen Duran, yapay zekanın veri analizi ve içerik tavsiyesi gibi alanlarda büyük kolaylıklar sağladığını kabul etti ancak şu şerhi düştü:

"Bizi yönlendiren şey yapay zekalar olmamalı. Yapay zeka, gazetecilikte faydalanılması gereken bir imkandır ancak asla bir özne değildir ve olmamalıdır. Sorumluluğu yapay zekaya bırakamayız. Çünkü yapay zekadan aldığımız bilgi, sonuçta belirli verilerin yönlendirmesiyle oluşuyor. Gazetecinin bağımsızlığı, meslek etiği ve kamu yararı gözetimi, tüm algoritmaların üzerinde tutulmalıdır."

Dijital Egemenlik ve Milli Güvenlik

Küresel teknoloji şirketlerinin ve onlarla iş birliği yapan bazı devletlerin iletişim ekosistemini domine etme riskine de değinen Duran, konuyu "dijital egemenlik" bağlamında değerlendirdi. Medya düzeninde kimsenin elindeki bilgiden tam emin olamadığı bir kaos ortamının, ulusal egemenlik için de tehdit oluşturabileceğini belirtti.

Duran, "Dijital egemenlik, Türkiye açısından baktığımızda milli egemenliğimizin çok önemli bir parçasıdır. Böylesi bir ortamda yerli ve milli bir dil, söylem ve anlatı inşa etme çabası vazgeçilmezdir" ifadelerini kullandı.

Gazetecinin Yeni Tanımı: "Veriyi Okuyan, Algoritmayı Tanıyan"

Geleneksel gazetecilik tanımlarının bugünün dünyasında yetersiz kaldığını belirten Duran, yeni dönem gazetecisini; "veriyi okuyabilen, algoritmayı tanıyan, yapay zeka destekli içerikleri ayırt edebilen ve dijital güvenlik bilincine sahip kişi" olarak tarif etti.

İletişim Başkanlığı ve ilgili kamu kurumlarının, gazetecilerin bu yeni yetkinlikleri kazanması için her türlü desteği vermeye hazır olduğunu belirten Duran, medya mensuplarına çağrıda bulunarak sözlerini şöyle tamamladı:

"Gazetecilerimiz dijital dünyada pasif kullanıcılar değil, o ortamı şekillendiren aktif aktörler olmalıdır. Aksi takdirde nesillerimize kendi milli değerlerimizi ve hafızamızı aktarmakta zorlanabiliriz. Bu bilinç, artık gazeteciler için bir kamu görevidir."