Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Antalya'da düzenlenecek COP31 öncesi Birleşmiş Milletler (BM) heyetiyle bir araya gelerek, Türkiye'nin iklim krizine karşı yürütülen küresel mücadelenin "doğal merkezi" olduğunu vurguladı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (UNFCCC) İcra Sekreteri Simon Stiell ile İstanbul’da gerçekleştirdiği ortak basın toplantısında, iklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye'nin üstlendiği stratejik role dikkat çekti. Bu yıl Antalya'da Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi önemli mesajlar verildi.
"Dünyanın Başka Bir Sığınağı Yok"
İstanbul Beşiktaş'ta düzenlenen toplantıda konuşan Bakan Kurum, iklim değişikliğinin artık sadece bir çevre sorunu olmaktan çıktığını; ticaretten eğitime, gıdadan enerjiye kadar hayatın her alanını etkileyen bir varlık-yokluk meselesine dönüştüğünü belirtti. Türkiye'nin bu kriz döneminde insanlığın yanında durduğunu ifade eden Kurum, "Kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır, o da doğayla uyumlu yaşamaktır. Çünkü dünya ortak evimiz ve gideceğimiz başka bir yer, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki Türkiye, küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" dedi.
COP31 Antalya'da Düzenlenecek
Bakan Kurum, 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 zirvesi için hazırlıkların yoğun bir şekilde sürdüğünü aktardı. Son üç aydır deprem bölgesindeki çalışmaların yanı sıra konferansın başarılı geçmesi için de mesai harcadıklarını belirten Kurum, İstanbul'da UNFCCC Sekretaryası ile Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya'dan üst düzey katılımcıların yer aldığı Birinci Stratejik Misyon çalışmalarının tamamlandığını duyurdu.
Zirvenin sadece teknik bir müzakere süreci olmayacağını vurgulayan Kurum, "Biz COP31'i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz. Tek ses değil diyalog içinde olacağız, ayrılık değil uzlaşıyla hareket edeceğiz, durağanlık değil aksiyonu tercih edip netice alacağız" ifadelerini kullandı.
Kalkınma Öncelikleri ve Finansman Vurgusu
Türkiye'nin COP31 başkanlığını tarafsız, adil ve kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla yürüteceğini belirten Bakan Kurum, ülkelerin kalkınma önceliklerine saygı gösterileceğinin altını çizdi. Özellikle finansman konusunun uygulamanın ilerletilmesi açısından kritik olduğunu belirten Kurum, ihtiyaç duyulan destek mekanizmalarının kabul edileceğini ifade etti. Sürecin sadece devletler nezdinde değil; yerel yönetimler, özel sektör, finans kuruluşları ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla çok paydaşlı bir yapıda ilerleyeceği belirtildi.
Su Kıtlığı Uyarısı
Toplantı sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurum, bilim insanlarının küresel krizde "sıfır noktasına" gelindiği uyarılarına atıfta bulunarak, su kaynaklarının önemine dikkat çekti. Türkiye'nin bir Akdeniz ülkesi olarak iklim değişikliğinin etkilerini seller, kuraklık ve su kıtlığı şeklinde hissettiğini belirten Bakan, "Su artık petrolden daha değerli olacak. Toplantılarda sürekli fosil yakıtlar gündeme geliyor ama su, fosil yakıttan daha kıymetli hale gelecek" değerlendirmesinde bulundu.
BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi İcra Sekreteri Simon Stiell ise Türkiye'nin yenilenebilir enerji alanındaki büyümesinden ve sıfır atık konusundaki çalışmalarından övgüyle bahsetti. Stiell, dünyada yaşanan ticari gerilimler ve güç savaşlarına rağmen iklim eyleminin istikrarsız bir dünyada istikrar sağlayıcı bir unsur olabileceğini kaydetti.