2021 yılından bu yana afet bölgelerinde gönüllü olarak görev yapan "Cemreler", kurumsallaşarak Cemre Vakfı çatısı altında birleşti. Vakıf, iklim kriziyle mücadele ve çevre koruma projeleriyle ulusal ve uluslararası arenada aktif rol almaya hazırlanıyor.
İSTANBUL — Türkiye’nin çevre ve afet yönetimi alanındaki sivil toplum gücüne yeni bir aktör daha katıldı. 2021 yılında Kastamonu Bozkurt sel felaketinde başlayan ve 6 Şubat depremlerinde lojistik destekle büyüyen gönüllü hareketi, "Cemre Vakfı" adıyla kurumsal kimliğine kavuştu. İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) düzenlenen tanıtım programıyla yol haritasını açıklayan vakıf, özellikle iklim değişikliğiyle mücadelede gençleri merkeze alan projeler geliştireceğini duyurdu.
Afet Gönüllülüğünden Kurumsal Yapıya
Vakfın kuruluş süreci, bir gençlik hareketinin profesyonelleşme hikayesine dayanıyor. Cemre Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Furkan Gökgöz, gönüllülere "Cemreler" adını verdiklerini belirterek, hareketin 2021 yılındaki sel felaketinde doğduğunu ve "asrın felaketi" olarak nitelendirilen 6 Şubat depremlerinde 10 binden fazla gönüllüyle sahada aktif rol aldığını ifade etti. 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla tüzel kişilik kazanan vakıf, "dördüncü kol" olarak tanımladığı afet müdahale gücünü, iklim kriziyle mücadele vizyonuyla birleştiriyor.
Vakfın Onursal Başkanı Çiğdem Karaaslan, hedeflerinin Türkiye'nin çevre ve afetler konusunda en donanımlı gençlik yapılanmasını oluşturmak olduğunu vurguladı. Karaaslan, "Aşırı hava olaylarının yeni normallerimiz olduğu bir dönemde, 'görev almak istiyorum ama ne yapacağımı bilemiyorum' diyen gençler için o aradaki boşluğu Cemre Vakfı dolduracak" değerlendirmesinde bulundu.
Deniz Çayırları İçin "Dipte İz" Projesi
Vakıf, tanıtım toplantısında somut çevre projelerini de kamuoyuyla paylaştı. Bu kapsamda öne çıkan çalışmalardan biri, Halkbank desteğiyle yürütülen "Dipte İz Projesi" oldu. Proje, deniz ekosistemi için hayati öneme sahip olan ve yüksek oksijen üretim kapasitesiyle bilinen deniz çayırlarının korunmasını amaçlıyor.
Bunun yanı sıra vakfın faaliyet takviminde fidan dikimi, arama-kurtarma eğitimleri, ilkokullardan başlayan çevre bilinci eğitimleri ve hane halkına yönelik iklim farkındalık çalışmaları yer alıyor.
Hedef: COP31 ve Uluslararası Temsil
Cemre Vakfı, yerel projelerin ötesinde uluslararası iklim diplomasisinde de yer almayı hedefliyor. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı (COP31) sürecine dikkat çeken yönetim, bu zirveyi "diplomatik bir zafer" olarak nitelendiriyor.
Furkan Gökgöz, Birleşmiş Milletler nezdinde yürütülen "Sıfır Atık" hareketinin küresel başarısına atıfta bulunarak, Cemre Vakfı'nın da COP31'de gönüllülük ve çevre alanında Türkiye'yi temsil etmek için hazırlıklarını sürdürdüğünü belirtti. Çiğdem Karaaslan ise Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadelede tarihsel sorumluluğu az olmasına rağmen, çözümün önemli bir parçası olduğunu ve COP31’in bu anlamda kritik bir kırılma noktası olacağını ifade etti.
Tanıtım toplantısı, baharın habercisi sayılan ilk cemrenin havaya düştüğü tarihle eş zamanlı olarak gerçekleştirildi. Vakıf yetkilileri, bu sembolik başlangıçla birlikte yılın her günü sahada olacakları mesajını verdi.