Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkelerin acil durum rezervlerinden piyasaya süreceği 400 milyon varil petrolün, zorlu lojistik süreçler nedeniyle arz dengelerine anında yansımayacağı belirtiliyor. Uzmanlar, devasa hacimdeki stokların rafine edilip tüketicilere ulaşmasının zaman alacağına dikkat çekiyor.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) üyesi ülkeler tarafından enerji piyasalarındaki dalgalanmaları dengelemek ve arz güvenliğini sağlamak amacıyla alınan tarihi karar doğrultusunda, toplam 400 milyon varil petrolün acil durum stoklarından piyasaya sürülmesi planlanıyor. Ancak enerji uzmanları ve piyasa analistleri, bu devasa müdahalenin fiziki piyasalardaki etkisinin hemen hissedilemeyeceği konusunda uyarılarda bulunuyor.
Stratejik petrol rezervlerinin piyasaya sürülmesi kağıt üzerinde küresel arzı rahatlatan bir adım olarak görülse de, fiili durum tedarik zincirindeki operasyonel takvime bağlı olarak şekilleniyor. Yeraltı tuz kubbelerinde, özel depolama tesislerinde veya gemilerde muhafaza edilen ham petrolün boru hatları ve tankerler aracılığıyla rafinere ulaştırılması, başlı başına karmaşık bir lojistik süreç gerektiriyor.
Uzmanlar, rafineri kapasitelerindeki mevcut doluluk oranları ve uluslararası deniz taşımacılığındaki yoğunluk göz önüne alındığında, piyasaya pompalanacak bu hacmin son kullanıcıya benzin veya dizel gibi işlenmiş ürünler olarak dönmesinin haftalar, hatta aylar alabileceğini vurguluyor. Özellikle ham petrolün kalitesi ile rafinelerin işleme altyapıları arasındaki uyum süreci de tedarik takvimini uzatan teknik faktörler arasında yer alıyor.
Piyasaya eklenecek 400 milyon varillik ek arzın vadeli işlem kontratlarında psikolojik bir rahatlama yaratabileceği öngörülürken, fiziki varil teslimatlarında yaşanacak zaman farkının küresel enerji fiyatlarındaki anlık düşüş beklentilerini sınırlayabileceği ifade ediliyor. Nihai etkinin, söz konusu stokların dünya genelindeki dağıtım hızına ve rafineri marjlarına bağlı olarak kademeli bir şekilde ortaya çıkması bekleniyor.