İstanbul Devlet Opera ve Balesi, 2026 sezonunu iddialı bir seçkiyle karşılıyor. İDOB Müdürü Caner Akgün, modern danstan klasik operaya, yeni Türk eserlerinden uluslararası festivallere uzanan geniş kapsamlı programın detaylarını paylaştı.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), 2026 yılına sanatseverlerin heyecanla beklediği zengin bir repertuvarla giriş yapıyor. Kurumun Sanat Yönetmeni ve Müdürü Caner Akgün, yeni sezonda hem dünya klasiklerinin hem de Türk opera ve balesine kazandırılacak özgün eserlerin seyirciyle buluşacağını duyurdu. Sahneleme tekniklerindeki yenilikler ve güçlü kadrosuyla dikkat çeken İDOB, bu yıl özellikle yerli üretimlere verdiği ağırlıkla öne çıkıyor.
Yeni Türk Operası: “%%ENTITY:1580d476-f580-4adb-bc33-0c74fca12fc7:Edusa%%”
Sezonun en dikkat çekici yapımlarından biri, Türk opera literatürüne eklenecek olan yeni eser “Edusa” olacak. Bestesi Güldiyar Tanrıdağlı’ya, librettosu ise edebiyat dünyasının önemli isimlerinden İskender Pala’ya ait olan eserin dünya prömiyeri 28 Mart’ta gerçekleştirilecek.
Lidya ve Pers krallıkları arasındaki tarihi bir gerilimi ve bu çatışmanın ortasında kalan bir aşk hikayesini konu alan opera, sahneleme tekniğiyle de iddialı geliyor. Akgün, eserde geçtiğimiz sezon Ahmet Adnan Saygun’un “Gılgameş” operasında kullanılan modern sahneleme tekniklerinin sürdürüleceğini ve buna yeni görsel unsurların ekleneceğini belirtti.
Modern Dansta Dijital Dokunuş: “%%ENTITY:2cb93c9b-2076-4cde-bed0-7b3b6b4de696:Pinokyo.exe%%”
İDOB, klasik eserlerin yanı sıra modern dans tutkunlarını da unutmuyor. 23 Ocak’ta prömiyer yapacak olan “Pinokyo.exe”, klasik masalı güncel bir yorumla sahneye taşıyacak. Eserin, çağdaş dansın dinamizmini dijital çağın estetiğiyle birleştirmesi bekleniyor.
Festivalin Yıldızı: “%%ENTITY:d6553cd9-2a89-4418-b266-28c08aa311f6:Lucia di Lammermoor%%”
İstanbul Opera ve Bale Festivali’nin bu yılki açılış eseri ise İtalyan besteci Gaetano Donizetti’nin başyapıtı “Lucia di Lammermoor” olacak. Uluslararası iş birlikleriyle hayata geçirilecek prodüksiyon, ünlü Fransız yönetmen Jean-Louis Grinda rejisiyle sahnelenecek. Orkestra şefi Antonio Pirolli yönetiminde 21 ve 23 Mayıs tarihlerinde izleyici karşısına çıkacak olan eser, festivalin en prestijli yapımları arasında gösteriliyor.
Türk Koreograflardan “Momentum” ve Oda Operaları
Yerli üretimi destekleme misyonunu sürdüren İDOB, bale severleri “Momentum” projesiyle Süreyya Operası’nda ağırlayacak. Dört farklı Türk koreografın kısa eserlerinin bir araya getirildiği proje, Türk balesinin yaratıcı gücünü sergilemeyi hedefliyor.
Öte yandan, 13 Şubat akşamı yine Süreyya Operası sahnesinde iki yeni Türk oda operasının prömiyeri yapılacak. Besteciler Çetin Işıközlü ve Mesruh Savaş’ın imzasını taşıyan tek perdelik eserler, oda müziği formatında operanın daha samimi bir atmosferde deneyimlenmesini sağlayacak.
Klasikler ve Konser Serileri Devam Ediyor
Yeni yapımların yanı sıra, kapalı gişe oynayan klasikler de 2026 repertuvarındaki yerini koruyor. “Fındıkkıran”, “Romeo ve Juliet” ve “Kuğu Gölü” gibi ölümsüz balelerin yanı sıra; “Don Giovanni”, “La Traviata”, “Uçan Hollandalı” ve “Carmina Burana” gibi dev prodüksiyonlar sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.
Kurum ayrıca, ulusal hafızayı canlı tutmak adına başlattığı konser serilerini de sürdürüyor. “Ulusal Müziğimiz” başlığı altında Oğuzhan Balcı, Mesruh Savaş ve Serdar Yalçın gibi bestecilere ayrılan özel gecelerle, Türk müziğinin çok sesli evrimi sahneye taşınacak.
Caner Akgün, İDOB’un İstanbul’un kültür sanat yaşamındaki öncü rolüne vurgu yaparak, tiyatro etiğine sadık, yüksek standartlı eserler üretmeye kararlılıkla devam edeceklerinin altını çizdi.