Suriye’nin kuzeybatısındaki İdlib kırsalında, yıllardır derme çatma çadırlarda yaşam mücadelesi veren yüz binlerce sivil, bu yıl da Ramazan ayını derinleşen ekonomik kriz ve azalan insani yardımların gölgesinde karşılıyor.
Suriye’de iç savaşın neden olduğu yıkım ve yerinden edilme dalgası, etkisini en ağır şekilde hissettirmeye devam ediyor. Beşşar Esed rejimi ve müttefiklerinin saldırıları sonucu evlerini terk ederek ülkenin kuzeybatısına, Türkiye sınırına yakın bölgelere sığınan milyonlarca sivil için Ramazan ayı, sevinçten çok geçim kaygısı anlamına geliyor. İdlib’deki kamplarda yaşayan aileler, gıda fiyatlarındaki fahiş artış ve uluslararası yardımlardaki kesintiler nedeniyle iftar sofralarını kurmakta dahi zorlanıyor.
İftar Sofralarında Sadece Ekmek ve Çay Var
Bölgedeki yerel kaynaklardan ve kamplardaki sivillerden edinilen bilgilere göre, temel gıda maddelerine erişim son bir yılda daha da zorlaştı. Et, sebze ve meyve fiyatlarının, bölge halkının alım gücünün çok üzerine çıkmasıyla birlikte, birçok ailenin sahur ve iftar menüsü sadece ekmek, çay ve varsa zeytinden oluşuyor.
Kamplarda yaşayan siviller, geçmiş yıllarda yardım kuruluşları tarafından dağıtılan gıda kolilerinin bu yıl belirgin şekilde azaldığına dikkat çekiyor. Uluslararası fonların azalması ve küresel ekonomik dalgalanmalar, bölgeye ulaşan insani yardım zincirini zayıflatmış durumda. Çadır kent sakinleri, "Eskiden Ramazan ayında en azından sıcak yemek dağıtımı olurdu, bu yıl tenceremizi kaynatacak malzemeyi bulmakta güçlük çekiyoruz" diyerek içinde bulundukları çaresizliği dile getiriyor.
Kış Şartları ve Altyapı Sorunları Mücadeleyi Zorlaştırıyor
Şubat ayına denk gelen Ramazan ayı, bölgedeki ağır kış şartlarıyla birleşince yaşam mücadelesini daha da zorlu hale getiriyor. İdlib ve çevresindeki birçok kamp, su baskınlarına karşı savunmasız durumda. Yağışlı havalarda çamur deryasına dönen kamp yolları ve ısınma imkanlarının kısıtlı olması, özellikle çocuklar ve yaşlılar için ciddi sağlık riskleri oluşturuyor.
Yakıt fiyatlarının yüksek olması nedeniyle birçok aile, ısınmak için plastik atık, eski kıyafetler veya çevreden topladıkları çalı çırpıyı yakmak zorunda kalıyor. Bu durum, solunum yolu hastalıklarının kamplarda hızla yayılmasına zemin hazırlıyor.
İşsizlik ve Gelecek Kaygısı
Bölgedeki ekonomik durgunluk, kamplarda yaşayan yetişkin nüfusun düzenli bir gelir elde etmesini engelliyor. Günlük yevmiyeli işlerde çalışarak hayata tutunmaya çalışanlar, artan enflasyon karşısında kazançlarının eridiğini belirtiyor. Pazarlardaki hareketliliğin geçmiş yıllara oranla oldukça düşük olduğu, esnafın da halkın alım gücünün düşmesi nedeniyle satış yapamadığı gözlemleniyor.
Suriye Müdahale Koordinatörlüğü gibi yerel izleme gruplarının verilerine göre, kuzeybatı Suriye'deki kamplarda yaşayan nüfusun büyük bir çoğunluğu yoksulluk sınırının altında yaşam sürüyor. Ramazan ayının manevi atmosferi, bölge halkı için umut kaynağı olmaya devam etse de, maddi imkansızlıklar bu kutsal ayın buruk geçmesine neden oluyor.