14 Nisan 2026 Salı
Haber

Hürmüz Krizinde Türkiye İçin 'Yeni Koridor' Fırsatı

Orta Doğu'da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki darboğaz, küresel gıda ve enerji tedarikini tehdit ederken, uzmanlar Türkiye'nin tıpkı tahıl krizinde olduğu gibi yeni bir uluslararası güvenli geçiş koridoruna öncülük edebileceğini belirtiyor.

Paylaş:
Hürmüz Krizinde Türkiye İçin 'Yeni Koridor' Fırsatı

Orta Doğu'da artan gerilim ve Hürmüz Boğazı'ndaki darboğaz, küresel gıda ve enerji tedarikini tehdit ederken, uzmanlar Türkiye'nin tıpkı tahıl krizinde olduğu gibi yeni bir uluslararası güvenli geçiş koridoruna öncülük edebileceğini belirtiyor.

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik son hamlelerinin ardından, dünya ticaretinin ana damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda yaşanan belirsizlikler, küresel piyasalarda ciddi arz ve tedarik endişelerine yol açtı. Özellikle enerji ve tarım ürünlerinin taşınmasında kilit rol oynayan boğazdaki kriz, lojistik maliyetlerini ve finansal riskleri artırırken, uluslararası ticarette alternatif güzergah ve arabulucu arayışlarını hızlandırdı.

Uzmanlar, Karadeniz Tahıl Koridoru Anlaşması'nda kilit rol oynayan Türkiye'nin, bu kriz ortamında da benzer bir inisiyatif alarak "enerji ve gıda koridoru" misyonunu üstlenebileceğine dikkat çekiyor.

Tarımsal Üretim ve Gübre Tedariki Risk Altında

Küresel petrol ticaretinin beşte birinin ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının önemli bir kısmının yapıldığı Hürmüz Boğazı, sadece enerji değil, aynı zamanda küresel tarım için de hayati bir geçiş noktası konumunda bulunuyor. Uzman değerlendirmelerine göre tarım sektörünün akaryakıt, gübre ve lojistik gibi süreçlerde enerjiye doğrudan bağımlı olması, bölgedeki bir tıkanmanın doğrudan gıda fiyatlarına yansımasına neden oluyor.

Bunun yanı sıra, dünya genelinde ticarete konu olan toplam gübre hacminin yüzde 33'ünün bu boğazdan geçmesi tehlikenin boyutunu büyütüyor. Katar, Suudi Arabistan ve İran gibi dünyanın en büyük azot gübresi ihracatçısı konumundaki ülkelerin sevkiyatlarında yaşanacak olası bir aksama, küresel sülfür arzında yüzde 44, üre arzında ise yüzde 30 oranında bir daralma potansiyeli taşıyor. Büyük tonajlı gemiler için pratikte uygulanabilir alternatif bir rotanın bulunmaması da krizin yapısal etkilerini derinleştiriyor.

Türkiye Bölgesel Dağıtım Merkezi Olabilir

Karadeniz, Akdeniz ve Orta Doğu coğrafyaları arasında stratejik bir köprü işlevi gören Türkiye'nin liman altyapısı, depolama kapasitesi ve ticari ağları, krizin aşılmasında önemli bir avantaj sunuyor. Stratejik ürünlerde Türkiye'nin bölgesel bir dağıtım merkezi haline gelmesi, hem ülkenin kendi gıda güvenliğini sağlamlaştıracak hem de küresel tedarik zincirindeki kırılganlıkların giderilmesine katkıda bulunabilecek.

"Gıda ve Gübre Güvenli Geçiş Girişimi" Önerisi

Hürmüz'deki mevcut durum, 2022 yılında Karadeniz'de yaşanan krize benzer yapısal zorluklar barındırıyor. Her iki krizde de kritik deniz yollarının kapanma riski, uluslararası alanda güvenilir bir diplomatik aktör ihtiyacını ortaya çıkardı.

Sürecin çözümü için, Karadeniz modelinden ilham alan ve İstanbul merkezli yönetilebilecek bir "Gıda ve Gübre Güvenli Geçiş Girişimi" mekanizmasının hayata geçirilebileceği ifade ediliyor. Bu sayede, askeri nitelikte olmayan, tamamen ticari tankerlerin güvenli geçişini koordine edecek çok taraflı bir platform ile küresel piyasalardaki istikrarın yeniden tesis edilmesi öngörülüyor. Türkiye'nin daha önceki diplomatik tecrübeleri, bu tür bir organizasyonun başarıya ulaşmasında en güçlü referans olarak değerlendiriliyor.