İngiltere'nin ev sahipliğinde düzenlenen ve Türkiye'nin de katıldığı uluslararası çevrimiçi toplantıda, küresel ticaretin kilit noktalarından Hürmüz Boğazı'nın yeniden deniz trafiğine açılması için kapsamlı diplomatik ve ekonomik önlemlerin devreye sokulacağı vurgulandı.
İngiltere Dışişleri Bakanı Yvette Cooper'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen uluslararası toplantıda, küresel enerji ve mal ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer krizine karşı atılacak adımlar masaya yatırıldı. Toplantıya Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yanı sıra 40'ı aşkın ülkenin temsilcisi, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ve Avrupa Birliği (AB) yetkilileri katıldı. Zirvenin temel gündemini, boğazın koşulsuz ve derhal yeniden ticari geçişlere açılması oluşturdu.
İngiltere Dışişleri Bakanlığından toplantı sonrası yapılan resmi açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı fiilen kapatmasının küresel refah ve ekonomik istikrar için doğrudan bir tehdit oluşturduğu ifade edildi. Açıklamada, "İran'ın Hürmüz Boğazı'nda küresel ekonomiyi rehin almaya çalışmasına izin verilmeyeceği" belirtilirken, boğazın yeniden açılması için olası tüm diplomatik, ekonomik ve siyasi önlemlerin alınacağı kaydedildi.
Küresel petrol ticaretinin yaklaşık dörtte birini, sıvılaştırılmış doğal gazın yüzde 20'sini ve gübre sevkiyatının yüzde 30'unu barındıran Hürmüz Boğazı'ndaki kesinti, dünya genelinde tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde ciddi bir baskı yaratıyor. Bölgede ABD, İsrail ve İran arasında artan gerilimin ardından ticari gemi trafiği büyük ölçüde durma noktasına gelmişti.
Görüşmelerde, krizin çözümü için BM nezdinde diplomatik baskının artırılması, boğazın kapalı kalmaya devam etmesi halinde koordineli yaptırımların uygulanması ve mahsur kalan gemi ile denizcilerin kurtarılması için IMO ile ortak çalışmalar yürütülmesi gibi bir dizi plan değerlendirildi. Ayrıca nakliye operatörleriyle bilgi paylaşımının artırılarak piyasalara yeniden güven verilmesi hedefleniyor. Zirve, uluslararası hukukun temel ilkelerine ve denizlerde serbest dolaşım hakkına saygı gösterilmesi çağrısıyla sona erdi.