14 Nisan 2026 Salı
Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Küresel Tarımı Tehdit Ediyor: Gübre Fiyatlarında Çift Haneli Artış

Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini felç etmesi, küresel gübre tedarik zincirinde yüzde 33'lük bir daralmaya ve fiyatlarda yüzde 56 oranında artışa neden oldu.

Paylaş:
Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Küresel Tarımı Tehdit Ediyor: Gübre Fiyatlarında Çift Haneli Artış

Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin Hürmüz Boğazı'ndaki gemi trafiğini felç etmesi, küresel gübre tedarik zincirinde yüzde 33'lük bir daralmaya ve fiyatlarda yüzde 56 oranında artışa neden oldu.

Orta Doğu'da son dönemde artan askeri gerilimler ve karşılıklı misillemeler, dünyanın en önemli ticaret ve enerji koridorlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda deniz trafiğini durma noktasına getirdi. Bölgedeki tanker geçişlerinin yüzde 90 oranında azalması, tarım sektörü için hayati önem taşıyan gübre arzında büyük bir krize yol açtı.

Küresel gübre üretiminin en önemli girdilerinden biri olan doğal gaz fiyatlarındaki dalgalanma ve lojistik engeller, üretim tesislerini peş peşe faaliyetlerini durdurmaya itiyor. Uzmanlar, artan maliyetlerin dünya genelinde yeni bir gıda enflasyonu dalgasını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.

Üretim Tesislerinde Şalterler İniyor

Gübre maliyetlerinin yaklaşık yüzde 80-90'ını oluşturan doğal gaz tedarikindeki sıkıntılar, sanayiyi derinden etkiledi. Katar'ın kamu enerji şirketi QatarEnergy'nin, sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) tesislerindeki operasyonel kesintilere bağlı olarak küresel ihtiyacın yüzde 14'ünü tek başına karşılayan üre tesisinde üretimi durdurduğu bildirildi.

Bu gelişmenin ardından küresel tedarik zincirinde domino etkisi yaşandı. Gübre arzında dışa bağımlı olan Hindistan'da üç, Bangladeş'te ise dört stratejik gübre fabrikası üretime ara vermek zorunda kaldı.

Fiyatlarda Yüzde 56'lık Sert Yükseliş

Tedarik zincirindeki kopmalar, emtia piyasalarına sert fiyat artışları olarak yansıdı. Şubat ayının sonunda ton başına 482 dolar seviyesinde işlem gören Orta Doğu çıkışlı üre fiyatları, mart ayı sonu itibarıyla 750 dolara kadar tırmandı. Bu yaklaşık yüzde 56'lık artış, halihazırda maliyet baskısı altında olan üreticiler için büyük bir risk oluşturuyor.

Analistler, krizin uzaması halinde azotlu gübre fiyatlarının iki katına, fosfat fiyatlarının ise yüzde 50'nin üzerinde bir artış gösterebileceğini tahmin ediyor.

Tedarik Zincirinde Yüzde 33 Daralma

Sektörel verilere göre, Hürmüz Boğazı'ndaki kısıtlamalar nedeniyle küresel gübre tedarik zincirinde toplamda yüzde 33'lük bir daralma yaşandığı öngörülüyor. Küresel üre arzının yüzde 46'sının ve toplam gübre arzının yüzde 20'sinin doğrudan Körfez Bölgesi'nden sağlanması, krizin boyutlarını daha da genişletiyor.

Kuzey Yarımküre'de tarımsal üretimin en kritik dönemi olan bahar ekimi sezonunda yaşanan bu lojistik kriz, ABD gibi büyük tarım ülkelerini de etkiledi. ABD'de gübre stoklarının mevsimsel ortalamanın yüzde 25 altına düştüğü belirtiliyor.

İhracat Kısıtlamaları ve Küresel Gıda Güvenliği

Krizin derinleşmesiyle birlikte dünyanın önde gelen gübre üreticileri de iç pazarlarını korumak için korumacı politikalara yöneldi. Rusya, yerel üreticileri desteklemek amacıyla amonyum nitrat ihracatını 21 Nisan'a kadar durdurduğunu açıklarken, Çin de mart ortasından itibaren azot-potasyum karışımlı gübreler ve belirli fosfat türlerinin satışını askıya aldı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) yetkilileri, bölgedeki lojistik trafiğinin çökmesinin küresel gıda güvenliği için "sistematik bir şok" niteliğinde olduğunu ifade ediyor. Çatışmaların sona ermesi durumunda bile fiyatların ve tedarikin normalleşmesinin aylar sürebileceği vurgulanıyor. Dünyanın en büyük soya fasulyesi üreticisi Brezilya ve gübre ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez'den karşılayan Hindistan gibi dev ekonomiler, krizin olumsuz yansımalarıyla en erken yüzleşecek ülkeler arasında yer alıyor.