14 Nisan 2026 Salı
Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor: UNCTAD'dan Kritik Uyarı

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin yüzde 95 oranında azalmasının enerji arzını büyük ölçüde aksattığını belirterek, küresel ticaret ve enflasyon üzerinde ağır baskılar oluştuğu uyarısında bulundu.

Paylaş:
Hürmüz Boğazı'ndaki Kriz Küresel Ekonomiyi Tehdit Ediyor: UNCTAD'dan Kritik Uyarı

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD), Hürmüz Boğazı'ndaki gemi geçişlerinin yüzde 95 oranında azalmasının enerji arzını büyük ölçüde aksattığını belirterek, küresel ticaret ve enflasyon üzerinde ağır baskılar oluştuğu uyarısında bulundu.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) tarafından yayımlanan güncel rapora göre, Orta Doğu'da şubat ayı sonunda tırmanan gerilimler, küresel ekonomik koşulların hızla kötüleşmesine neden oluyor. Dünyanın en önemli enerji ticaret yollarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki faaliyetlerin durma noktasına gelmesi, küresel üretim, ticaret ve tüketim dengelerini derinden sarsmaya başladı.

Rapordaki verilere göre, şubat ayında günde ortalama 130 civarında olan gemi geçişleri, mart ayı itibarıyla yüzde 95 gibi dramatik bir düşüşle günlük 6'ya kadar geriledi. Bu keskin düşüşün, küresel petrol ve doğal gaz tedarikinin çok büyük bir bölümünü doğrudan sekteye uğrattığı belirtiliyor.

Enerji Şoku ve Enflasyonist Baskılar

UNCTAD uzmanları, enerji piyasalarında yaşanan bu şokun, çatışmanın küresel ekonomiye yansıyan ana kanalı haline geldiğini vurguluyor. 28 Şubat'ta başlayan krizden bu yana akaryakıt fiyatlarının hızla yükseldiği ve yüksek seyretmeye devam ettiği kaydedilirken, artan maliyetlerin küresel tedarik zincirlerine hızla yansıdığına dikkat çekiliyor.

Hürmüz rotasına bağımlı olan petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) taşıyıcıları krizden en çok etkilenen kesim olurken, konteyner ve kuru dökme yük gemileri de artan taşıma maliyetleriyle karşı karşıya kalıyor. UNCTAD, enerji altyapılarının zarar görmesi veya kesintilerin sürmesi halinde, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle Orta Doğu'dan gelen enerji ithalatına yüksek oranda bağımlı olan Güney Asya ve Avrupa bölgelerinin bu tablodan daha ağır hasar alması bekleniyor.

Büyüme ve Ticarette Yavaşlama Beklentisi

Krizin makroekonomik etkilerine de değinilen raporda, yıla güçlü bir başlangıç yapan küresel mal ticaretinin, artan belirsizlikler ve zayıflayan talep nedeniyle ivme kaybedeceği öngörülüyor. 2025 yılında yüzde 4,7 olarak ölçülen küresel ticaret büyümesinin, 2026 yılı sonunda yüzde 1,5 ile yüzde 2,5 bandına kadar gerilemesi bekleniyor. Ayrıca, küresel ekonomik büyümenin de yüzde 2,9'dan yüzde 2,6'ya yavaşlayacağı tahmin ediliyor.

Ekonomik büyümedeki yavaşlama beklentisi ve jeopolitik belirsizlikler, finansal piyasaları da doğrudan etkiliyor. Riskli varlıklardan kaçınan yatırımcıların gelişmekte olan ülkelerden çıkış yapması, bu ülkelerin para birimlerinde değer kaybına yol açıyor. Kurlardaki zayıflamanın, gelişmekte olan ekonomilerde yakıt ve gıda gibi temel ithalat kalemlerini daha da pahalı hale getirerek yaşam maliyeti krizini derinleştirebileceği ifade ediliyor. Açıklamada, durumun bu şekilde devam etmesi halinde daha geniş çaplı ve zincirleme bir küresel krizin tetiklenebileceğinin altı çiziliyor.