15 Nisan 2026 Çarşamba
Haber

Hürmüz Boğazı'nda Gemi Trafiği Durma Noktasında: Küresel Ticarette Kriz Büyüyor

Şubat ayı sonunda patlak veren bölgesel çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda uygulanan geçiş kısıtlamaları, küresel enerji ve gıda tedarik zincirlerinde derin sarsıntılara yol açıyor. Günlük gemi geçişleri yüzde 95 oranında azalırken, geçişine izin verilen sınırlı sayıdaki geminin önemli bir kısmı ise boş seyrediyor.

Paylaş:
Hürmüz Boğazı'nda Gemi Trafiği Durma Noktasında: Küresel Ticarette Kriz Büyüyor

Şubat ayı sonunda patlak veren bölgesel çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı'nda uygulanan geçiş kısıtlamaları, küresel enerji ve gıda tedarik zincirlerinde derin sarsıntılara yol açıyor. Günlük gemi geçişleri yüzde 95 oranında azalırken, geçişine izin verilen sınırlı sayıdaki geminin önemli bir kısmı ise boş seyrediyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail ile İran arasında şubat ayının son günlerinde başlayan sıcak çatışmaların ardından, dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) ticaretinin can damarı olan Hürmüz Boğazı'nda ticari deniz trafiği durma noktasına geldi. İran'ın misilleme olarak başlattığı geçiş kısıtlamalarının üzerinden bir ay geçmesine rağmen sevkiyatlarda kayda değer bir normalleşme sağlanamadı.

Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Kuruluşu (UNCTAD) verileri, krizin boyutunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Çatışmalar öncesinde, 1-27 Şubat tarihleri arasında günde ortalama 129 geminin kullandığı boğazda trafik, mart ayı boyunca yüzde 95 oranında düşüş gösterdi. 28 Şubat ile 31 Mart tarihleri arasında boğazdan geçiş yapabilen sadece 292 ticari geminin 147'si boş durumdaydı. Yüklü olarak geçiş yapan gemilerin büyük çoğunluğunu ise ham petrol, kuru yük ve petrol ürünleri taşıyan tankerler oluşturdu.

Güvenlik Endişesi Rota ve Sinyal Değiştirtiyor

Bölgedeki yüksek güvenlik riski, denizcilik şirketlerini olağanüstü önlemler almaya itiyor. Bazı ticari gemilerin güvenli geçiş sağlayabilmek için Otomatik Tanımlama Sistemlerindeki (AIS) varış noktası bilgilerini kasıtlı olarak değiştirdiği gözlemlendi. Liberya bayraklı bir kuru yük gemisinin rotasını "İran'a gıda" olarak güncelleyerek boğazdan geçişini tamamlaması, bölgedeki seyrüsefer güvenliğinin geldiği boyutu gözler önüne seriyor.

Öte yandan, geçiş izni verilen gemilerin neredeyse tamamının Asya ülkelerine doğru yol aldığı ve bu tankerlerin büyük bölümünün İran petrolü taşıdığı ifade ediliyor. Bu süreçte ABD yönetiminin tanıdığı kısa süreli bir muafiyetin ardından, Hindistan'ın 2019 yılından bu yana ilk kez İran'dan ham petrol alımı gerçekleştirdiği ve söz konusu sevkiyatın nisan ayının ilk haftasında Hindistan'ın Vadinar limanına ulaşacağı belirtiliyor.

İran'dan "Geçiş Ücreti" Hamlesi

Boğazdaki fiziki kısıtlamaların yanı sıra hukuki ve ekonomik adımlar da atılıyor. İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu, Hürmüz Boğazı'nı kullanan gemilerden İran Riyali cinsinden geçiş ücreti alınmasını öngören yasa tasarısını kabul etti. Henüz yasalaşma süreci tamamlanmayan tasarı, ABD ve İsrail menşeli gemiler ile İran'a yaptırım uygulayan ülkelerin gemilerine boğazı tamamen kapatmayı hedefliyor.

Enerji ve Gübre Fiyatlarında Çifte Şok

Küresel LNG ticaretinin ve petrol talebinin beşte birinin güzergahı olan Hürmüz Boğazı'ndaki fiili tıkanma, makroekonomik etkilerini hızla hissettirdi. Çatışmaların başladığı günden bu yana Brent petrolün varil fiyatında yüzde 50'ye varan artış yaşanırken, Avrupa ve Asya piyasalarında doğalgaz fiyatları sert yükselişler kaydetti.

Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, tarım sektörünü de doğrudan vuruyor. Doğalgazın temel girdi olduğu gübre üretiminde maliyetler hızla artarken, küresel deniz aşırı gübre ticaretinin yaklaşık üçte birinin gerçekleştiği boğazdaki lojistik kriz, erişim sorunlarını derinleştiriyor. Özellikle Körfez ülkelerinin fosfat ve azot ihracatına bağımlı olan gelişmekte olan ülkeler için tedarik zinciri kopma riski, küresel gıda güvenliğini tehdit eden yeni bir krizin habercisi olarak değerlendiriliyor.