Türkiye'de peyzaj sektörünün stratejik hamleleriyle yıllık 30 bin dönüme ulaşan yerli rulo çim üretimi, ithalatı neredeyse sıfırladı. Yerli üretim sayesinde projelerin yeşillendirme maliyetlerinde yüzde 50'nin üzerinde tasarruf sağlanıyor.
Türkiye'de peyzaj ve süs bitkileri sektörü, son yıllarda gerçekleştirdiği üretim atılımlarıyla dışa bağımlılığı büyük ölçüde sonlandırdı. Özellikle kentsel peyzajın ve spor sahalarının vazgeçilmezi olan hazır rulo çim üretiminde gelinen nokta, sektörün kendi kendine yetebilen bir yapıya kavuştuğunu gösteriyor. İstanbul Ticaret Olası (İTO) Peyzaj ve Çiçekçilik Meslek Komite Başkanı Kadir Gümüş’ün paylaştığı verilere göre, Türkiye artık yılda yaklaşık 30 bin dönüm hazır rulo çim üreterek ithalatı bitirme noktasına getirdi.
Yerli Üretimle Gelen Bütçe Avantajı
1990'lı yılların başında Türkiye'de filizlenmeye başlayan ve son 15 yılda profesyonel bir endüstriye dönüşen hazır çim yetiştiriciliği, ekonomik anlamda ciddi bir katma değer yaratıyor. Geçmişte yüksek lojistik maliyetleri ve döviz kurları nedeniyle pahalıya mal olan ithal çimler, yerini tamamen yerli üretime bıraktı.
Sektör temsilcileri, yerli üretimin ithal ürünlere kıyasla maliyetleri en az yüzde 50 oranında düşürdüğüne dikkat çekiyor. Eskiden yurt dışından soğutmalı tırlarla getirilen çimlerin nakliye sırasında bozulma riski taşıdığı ve fire oranlarının yüksek olduğu bilinirken, bugün Türkiye'nin yaklaşık 20 ilinde yapılan üretim sayesinde taze ve lojistik maliyeti düşük ürüne erişim mümkün hale geldi. Bu durum, özellikle geniş park ve bahçe projeleri yürüten belediyeler ile kamu kurumları için ciddi bir bütçe avantajı sağlıyor.
Kamu ve Stadyumların Tercihi "Yerli Yeşil"
Hazır rulo çimin sağladığı en büyük avantajlardan biri de zamandan tasarruf. Geleneksel tohum ekimi yönteminde alanın kullanıma açılması için 2-3 ay beklenmesi gerekirken, rulo çim uygulamalarında ertesi gün alan kullanıma hazır hale geliyor. Bu hız ve pratiklik, belediyelerin ve kamu projelerinin rulo çime olan talebini artırıyor.
Sadece parklarda değil, profesyonel spor sahalarında da yerli ürün hakimiyeti söz konusu. Birkaç yıl öncesine kadar stadyumlarda ithal çim kullanımı yaygınken, günümüzde Türkiye'deki futbol sahalarının neredeyse tamamında yerli üretim rulo çimler tercih ediliyor. Yoğun yağış alan Rize Stadyumu gibi zorlu iklim koşullarına sahip sahalarda dahi yerli üretimin başarıyla uygulandığı belirtiliyor.
Bir futbol sahasının yıllık çim bakım maliyetinin enerji giderleri hariç 15 milyon ila 17,5 milyon lira seviyelerinde olduğu düşünüldüğünde, yerli üretimin sağladığı maliyet avantajı kulüplerin bütçeleri için de kritik önem taşıyor.
Marmara Lokomotif, Hedef Yerli Tohum
Üretimin lokomotifi Marmara Bölgesi olsa da, Ege, Akdeniz, İç Anadolu ve Doğu Anadolu dahil olmak üzere Türkiye'nin yedi bölgesinde çim yetiştiriciliği yapılıyor. Türkiye'nin Akdeniz iklim kuşağında yer alması nedeniyle, kuraklığa ve tuzluluğa dayanıklı çim türlerinin üretilmesi de sektörün öncelikleri arasında yer alıyor.
Sektörde ithalatın bittiği ve üretim kapasitesinin yeterli olduğu vurgulanırken, bir sonraki stratejik hedefin tohum üretimi olduğu belirtiliyor. Rulo çim üretiminde kullanılan tohumların hala büyük oranda ithal edildiğine dikkat çeken uzmanlar, yerli tohum ıslahı ve üretiminin zorlu bir süreç olsa da tam bağımsızlık için aşılması gereken son engel olduğunu ifade ediyor.