28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Hasan Basri Yalçın: 28 Şubat, demokrasi tarihimize sürülmüş kara bir lekedir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yılında sert konuştu. O dönem yaşanan mağduriyetlerin unutulmadığını vurgulayan Yalçın, darbecilerin toplumu dizayn etme çabasının başarısız olduğunu belirterek, "Bu lekeyi sürenler, yüz binlerce insanın hakkına girdi" dedi.

Paylaş:
Hasan Basri Yalçın: 28 Şubat, demokrasi tarihimize sürülmüş kara bir lekedir

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yalçın, 28 Şubat postmodern darbesinin 29. yılında sert konuştu. O dönem yaşanan mağduriyetlerin unutulmadığını vurgulayan Yalçın, darbecilerin toplumu dizayn etme çabasının başarısız olduğunu belirterek, "Bu lekeyi sürenler, yüz binlerce insanın hakkına girdi" dedi.

ANKARA – AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hasan Basri Yalçın, Türk siyasi tarihine "postmodern darbe" olarak geçen 28 Şubat sürecinin 29. yıl dönümünde Bugünkü Haberler'e önemli değerlendirmelerde bulundu. Darbenin üzerinden geçen zamana rağmen etkilerinin hafızalarda tazeliğini koruduğunu belirten Yalçın, o dönemi "demokrasi tarihinin kara bir lekesi" olarak nitelendirdi.

28 Şubat'ın sadece askeri bir müdahale olmadığını, toplumu yeniden kurgulamaya yönelik çok katmanlı bir operasyon olduğunu ifade eden Yalçın, darbecilerin "bin yıl sürecek" iddiasının millet iradesiyle boşa düşürüldüğünü vurguladı.

"Haince kurgulanmış bir pusuydu"

Dönemin en tartışmalı uygulamalarından biri olan katsayı adaletsizliğine dikkat çeken Yalçın, bu uygulamanın gençlerin geleceğini çalmak için tasarlandığını söyledi. Yalçın, sürecin işleyişini şu sözlerle anlattı:

"28 Şubat, lise son sınıf öğrencilerinin önüne kurulan haince bir pusuydu. Üniversite sınavına aylar kala, yaz döneminde bir anda kural değiştirdiler. İmam hatip lisesi öğrencilerinin ilahiyat dışında bir bölüm seçmesini imkansız hale getiren katsayı garabetini getirdiler. Öyle planlı hareket ettiler ki, öğrencilerin başka liselere geçişini bile engelleyecek tedbirler aldılar."

"Hakkımı helal etmiyorum"

Kendisinin de 1999 yılı imam hatip lisesi mezunu olduğunu ve katsayı engeline takıldığını hatırlatan Yalçın, kişisel tanıklığını paylaştı. Üniversite sınavında derece yapabilecek kapasitedeki 30-34 kişilik sınıfından sadece 3 kişinin zamanında üniversiteye girebildiğini belirten Yalçın, "Yüz binlerce gencin hayatını törpülediler, hayallerini yıktılar. Ben şahsen hakkımı helal etmiyorum. O dönem mağdur edilen yüz binlerce insanın da haklarını helal etmeyeceğini düşünüyorum. Bu dünyada hukuk önünde hesap verdiler, öbür dünyada da bu kul hakkının bedelini ödeyeceklerdir" ifadelerini kullandı.

"Zihniyet hala pusuda bekliyor"

Yalçın, AK Parti iktidarları döneminde ayrımcılıkla mücadele konusunda devrim niteliğinde adımlar atıldığını, başörtüsü yasaklarının ve katsayı engellerinin kaldırıldığını belirtti. Ancak yasakçı zihniyetin tamamen yok olmadığını savunan Yalçın, şunları kaydetti:

"Bugün başörtülü bir vali, hakim veya subay gördüğümde 'bu millet kazandı' diyorum. Ancak bu köhne zihniyetin fırsat kolladığını da biliyoruz. Siyasi konjonktür gereği seslerini çıkaramıyor olabilirler ama ilk fırsatta eski alışkanlıklarına dönmek için hazır bekliyorlar. Bu yüzden mücadelemiz hem anayasal düzlemde hem de toplumsal zeminde devam etmek zorunda."

"Milletin değerlerine düşmanlıktı"

28 Şubat sürecinde sıkça dile getirilen "Başörtüsüne değil, türbana karşıyız" söyleminin bir aldatmaca olduğunu belirten Yalçın, asıl hedefin Anadolu insanının değerleri olduğunu vurguladı. Yalçın sözlerini, "O dönemde yapılan, Aşık Veysel'i kıyafeti nedeniyle Kızılay'a sokmayan zihniyetin bir tezahürüydü. Mesele sadece bir örtü değil, o örtünün temsil ettiği yerli ve milli değerlere duyulan düşmanlıktı. Ancak AK Parti'nin kuruluşu ve iktidarı, bu millete yapılan zulme vurulmuş en büyük tokat olmuştur" diyerek tamamladı.