1 Mart 2026 Pazar
Haber

Hanau Katliamı’nın 6. Yılı: Acılı Ailelerin "Sessiz Anma" Öfkesi

Almanya’nın Hanau kentinde 9 kişinin katledildiği ırkçı saldırının üzerinden altı yıl geçti. Kurban yakınları, verilen sözlerin tutulmadığını ve devletin anma törenlerini "sessizleştirerek" katliamı unutturmaya çalıştığını savunuyor.

Paylaş:
Hanau Katliamı’nın 6. Yılı: Acılı Ailelerin "Sessiz Anma" Öfkesi

Almanya’nın Hanau kentinde 9 kişinin katledildiği ırkçı saldırının üzerinden altı yıl geçti. Kurban yakınları, verilen sözlerin tutulmadığını ve devletin anma törenlerini "sessizleştirerek" katliamı unutturmaya çalıştığını savunuyor.

Almanya'nın Hanau kentinde 19 Şubat 2020 tarihinde gerçekleşen ve ülke tarihine kara bir leke olarak geçen ırkçı terör saldırısının altıncı yılında, kurban ailelerinin acısı ve öfkesi dinmiyor. Irkçı terörist Tobias Rathjen tarafından katledilen 9 kişiden biri olan Sedat Gürbüz’ün annesi Emiş Gürbüz ve diğer mağdur yakınları, Alman devletinin olayı aydınlatma konusundaki isteksizliğini ve anma törenlerinin şeklini sert bir dille eleştirdi.

"19 Şubat’ı Silmek İstiyorlar"

Oğlunu kaybetmenin acısını ilk günkü gibi yaşayan anne Emiş Gürbüz, Hanau Belediyesi'nin bu yılki anma etkinliklerini konuşmaların yapılmadığı "sessiz bir tören" formatına dönüştürmesine tepki gösterdi. Saldırının gerçekleştiği noktada konuşan Gürbüz, bu tutumun olayı unutturma çabası olduğunu vurguladı.

Gürbüz, "Hanau Belediyesi, 19 Şubat'ı silmek, konuyu kapatmak istiyor. Ancak ben Sedat'ın annesi olarak buna asla izin vermeyeceğim. Herkes sussun, ben daha çok bağıracağım ve sesimi dünyaya duyuracağım," ifadelerini kullandı.

Devletin Verdiği Sözler Tutulmadı

Altı yıl boyunca adalet arayışını sürdüren aileler, Alman makamlarının verdiği sözleri yerine getirmediğini belirtiyor. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılmadığını savunan Emiş Gürbüz, "Adalet yok. Biz aileler olarak 6 yıldır mücadele ediyoruz ancak Alman devleti ve belediye hiçbir şey yapmıyor," diyerek tepkisini dile getirdi.

Gürbüz, ırkçılığın son bulması çağrısında bulunarak, "Benim çocuklarım burada doğup büyüdü, hiçbir suç işlemedi. Yeter artık, bu kin ve nefret bitsin," dedi.

İhmaller Zinciri ve Cevapsız Sorular

Saldırıda hayatını kaybeden Gökhan Gültekin’in ağabeyi Çetin Gültekin de, soruşturma sürecinde ortaya çıkan skandallara dikkat çekti. Gültekin, olay gecesi polisin acil çağrı hattının çalışmadığını ve kurbanların kaçabileceği acil çıkış kapısının kilitli olduğunun tespit edildiğini hatırlattı.

Bu ihmallerin yetkililerce kabul edilmesine rağmen konunun kapatıldığını belirten Gültekin, adaletin sağlanamadığını vurguladı. Gültekin ayrıca, anma törenlerinin sessizleştirilmesini ve katılımın azalmasını eleştirerek, "Kardeşimi geri getiremem ama bu savaşı sizin çocuklarınız, torunlarınız benzer acılar yaşamasın diye veriyorum," şeklinde konuştu.

Saldırganın Babası Endişesi

Ailelerin en büyük tedirginliklerinden biri de, saldırgan Tobias Rathjen’in babasının halen aynı şehirde yaşıyor olması. Çetin Gültekin, saldırganın babasının mağdur aileleri psikolojik olarak taciz ettiğini ve bölge halkı için tehdit oluşturduğunu belirtti. Yetkililerden babanın bölgeden uzaklaştırılmasını talep ettiklerini ancak 6 yıldır bu konuda bir adım atılmadığını ifade eden Gültekin, "Saldırganın babası saatli bomba gibi, ne zaman ne yapacağı belirsiz," uyarısında bulundu.

Ne Olmuştu?

Hanau kentinde 19 Şubat 2020 gecesi iki nargile kafeye düzenlenen silahlı saldırıda, aralarında 4 Türk vatandaşının da bulunduğu 9 kişi hayatını kaybetmişti. Saldırının ardından evine dönen 43 yaşındaki ırkçı terörist Tobias Rathjen, 72 yaşındaki annesini öldürdükten sonra intihar etmişti. Federal Savcılık, Aralık 2021'de saldırganın suç ortağı olduğuna dair yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle soruşturmada takipsizlik kararı vermişti.