Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, gebelik sürecinde aşırı kilo alımının yalnızca estetik bir kaygı olmadığını; "iri bebek" ve doğum travması gibi riskleri tetikleyerek sezaryen oranlarını doğrudan artırdığını vurguladı.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Faruk Buyru, anne adaylarının gebelik sürecindeki beslenme alışkanlıkları ve kilo yönetiminin, doğum şekli üzerinde belirleyici bir rol oynadığını açıkladı. Özellikle hamilelikte aşırı kilo alımı ve buna bağlı gelişen gebelik şekerinin, normal doğumu riskli hale getirdiği ve cerrahi müdahale ihtiyacını artırdığı belirtildi.
"İki Kişilik Yemek" Algısı Sağlığı Tehdit Ediyor
Prof. Dr. Buyru, toplumda sıkça karşılaşılan "iki canlısın, iki kişilik yemelisin" algısının tıbbi gerçeklerle örtüşmediğini ifade etti. Gebelik sürecinde önemli olanın tüketilen gıdanın miktarı değil, içeriği olduğuna dikkat çeken Buyru, anne adaylarının üç ana öğün ve en fazla iki küçük ara öğün ile süreci sağlıklı bir şekilde tamamlayabileceklerini kaydetti.
Aşırı beslenmenin bebeğin gelişimine ekstra bir fayda sağlamadığını, aksine hem anne hem de bebek için ciddi komplikasyonlara zemin hazırladığını belirten Buyru, "Özellikle gebeliğin üçüncü ayından sonra iştah mekanizması değişiyor. Bu dönem, kilo kontrolü açısından en kritik süreçtir. Eğer dikkat edilmezse bir ayda 4-5 kilo alınabiliyor ve bu kilolar doğum sonrasında da kalıcı hale gelebiliyor" değerlendirmesinde bulundu.
Sezaryen Nedenleri: İri Bebek ve Doğum Travması Riski
Kontrolsüz kilo artışının doğum anındaki etkilerine değinen Prof. Dr. Buyru, aşırı kilonun "makrozomi" olarak adlandırılan iri bebek durumuna yol açabildiğini belirtti. Bu tablonun, doğum travmaları, müdahaleli doğumlar ve sezaryen oranlarında belirgin bir artışa neden olduğunu vurgulayan Buyru, şu uyarılarda bulundu:
"Aşırı kilo ve eşlik eden gebelik şekeri, doğum sırasında ciddi sorunlar yaratabiliyor. Özellikle 'omuz takılması' gibi hem anne hem de bebek açısından kalıcı hasar riski taşıyan komplikasyonlarla, kilolu gebeliklerde daha sık karşılaşıyoruz. Bu tür riskler, hekimleri zorunlu olarak sezaryen seçeneğine yönlendirebiliyor."
İdeal Kilo Alımı Ne Kadar Olmalı?
İdeal kiloya sahip anne adayları için gebelik boyunca toplam 12-13 kilogramlık artışın normal kabul edildiğini belirten Buyru, gebeliğe 90 kilonun üzerinde başlayan kadınlar için bu sınırın çok daha düşük olması gerektiğini hatırlattı. Yüksek kilolu başlangıçlarda, toplam kilo alımının en fazla 9 kilogram ile sınırlandırılması öneriliyor.
Öngörülen sınırların üzerine çıkılmasının; nefes darlığı, uyku apnesi, çabuk yorulma, halsizlik ve gebelik tansiyonu (preeklampsi) gibi sistemik sorunları beraberinde getirdiği ifade edildi. Ayrıca kilolu gebeliklerde düşük ve ölü doğum riskinin de arttığına dikkat çekildi.
Gereksiz Vitamin Kullanımına Dikkat
Prof. Dr. Buyru, gebelikte yapılan bir diğer yaygın hatanın ise bilinçsiz vitamin ve takviye kullanımı olduğunu belirtti. Çok sayıda ve gereksiz vitamin kullanımının iştahı açarak kilo alımını tetiklediğini kaydeden Buyru, takviyelerin mutlaka hekim kontrolünde alınması gerektiğinin altını çizdi.
Hareketsiz Kalmayın
Özel tıbbi bir risk bulunmadığı sürece anne adaylarının hareketsiz kalmaması gerektiğini vurgulayan Buyru, günlük yaşam rutininin korunmasını tavsiye etti. Düzenli yürüyüş, yüzme ve hafif egzersizlerin sadece kilo kontrolü sağlamakla kalmadığı, aynı zamanda gebeliğe bağlı yaygın şikayetleri de azalttığı belirtildi.