Suriye ordusunun Halep’te başlattığı operasyon, YPG/SDG unsurlarının Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinden tamamen çekilmesiyle sonuçlandı. 10 Mart Mutabakatı sürecinde kritik bir viraj olarak görülen bu gelişme, sahadaki askeri ve psikolojik üstünlüğün merkezi yönetime geçtiğini gösteriyor.
BUGÜNKÜ HABERLER / HALEP
Suriye’de 8 Aralık 2024’teki rejim değişikliğinin ardından başlayan yeniden yapılanma sürecinde en kritik dönemeçlerden biri Halep’te yaşandı. Suriye ordusu, bir süredir gerginliğin tırmandığı Halep kent merkezindeki Şeyh Maksut ve Eşrefiye mahallelerinde kontrolü tamamen sağladı. Operasyon, terör örgütü YPG/SDG’nin bölgedeki silahlı varlığının sona ermesi ve örgütün müzakere masasındaki elinin zayıflamasıyla sonuçlandı.
Operasyon Nasıl Başladı?
Halep’te tansiyon, 10 Mart Mutabakatı kapsamında öngörülen entegrasyon takviminin YPG/SDG tarafından aksatılmasıyla yükseldi. Anlaşma, söz konusu mahallelerdeki ağır silahların teslim edilmesini ve idari yapının merkezi yönetime devredilmesini öngörüyordu. Ancak örgütün, mahalleleri bir siyasi baskı aracı olarak kullanmaya devam etmesi ve 6 Ocak 2026 tarihinde Halep’in diğer sivil bölgelerine yönelik saldırılar düzenlemesi bardağı taşıran son damla oldu.
Merkezi hükümetin "mutabakatın açık ihlali" olarak nitelendirdiği bu saldırıların ardından, 8 Ocak’ta bölgeye yönelik kapsamlı bir operasyon başlatıldı. 9 Ocak’ta ilan edilen geçici ateşkesin YPG unsurlarınca ihlal edilmesine rağmen, Suriye ordusu kararlı ilerleyişini sürdürdü ve 10 Ocak itibarıyla her iki mahallede de güvenlik tam anlamıyla sağlandı.
YPG/SDG Sahada Yalnız Kaldı
Halep operasyonu, sahadaki ittifak dinamiklerinin değiştiğini de gözler önüne serdi. Çatışmalar sırasında, daha önce YPG/SDG ile hareket eden bazı yerel Arap aşiret unsurlarının hızla saf değiştirerek hükümet güçlerine katılması dikkat çekti. Bu durum, örgütün Fırat’ın doğusundaki toplumsal tabanının kırılganlığına dair önemli bir işaret olarak yorumlanıyor.
Operasyon süresince YPG/SDG’nin Halep’teki birimlerine dışarıdan herhangi bir lojistik veya askeri destek sağlayamaması, örgüt içindeki kopukluğu da ortaya çıkardı. Özellikle ABD’nin süreç boyunca taraflara "çatışmayı durdurma" çağrısı yapmakla yetinmesi ve sahada örgüt lehine caydırıcı bir hamlede bulunmaması, Şam yönetiminin elini güçlendiren bir diğer faktör oldu.
Müzakere Masasında Yeni Dönem
Şeyh Maksut ve Eşrefiye’nin kaybı, YPG/SDG için sadece askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda stratejik bir geri adım anlamına geliyor. Uzmanlar, örgütün Halep şehir merkezindeki varlığını kaybetmesiyle birlikte, merkezi yönetimle yürütülen entegrasyon görüşmelerinde "savunmacı" bir konuma gerilediğini belirtiyor.
10 Mart Mutabakatı'nın uygulanma sürecinde inisiyatifin Suriye ordusuna geçmesi, ülkenin doğusundaki diğer bölgeler (Deyrizor ve Rakka) için de emsal teşkil edebilir. Merkezi yönetimin Halep’te sivillere yönelik kontrollü yaklaşımı ve güvenliği sağlama kapasitesi, doğu bölgelerindeki halkın Şam’a bakışını olumlu yönde etkileme potansiyeli taşıyor.
Ekonomik Entegrasyonun Önü Açıldı
Güvenlik kaynakları, operasyonun ekonomik boyutuna da dikkat çekiyor. YPG/SDG varlığının sona ermesiyle birlikte, Halep ile Türkiye arasındaki ticaret ve lojistik hatları üzerindeki önemli bir güvenlik tehdidi ortadan kalkmış oldu. Bu gelişmenin, bölgesel ekonomik bütünleşme çabalarına ve ticari normalleşmeye hız kazandırması bekleniyor.