Helal Akreditasyon Kurumu (HAK), bugüne kadar 128 kuruluşu akredite ederek 2 bin 500’den fazla işletmenin belgelendirme sürecini uluslararası standartlara kavuşturdu. Hazırlıkları süren yeni ithalat düzenlemesiyle, yurt dışından gelen ürünlerdeki helal logoları için de sıkı denetim başlıyor.
BUGÜNKÜ HABERLER / ANKARA
Ticaret Bakanlığı’nın ilgili kuruluşu Helal Akreditasyon Kurumu (HAK), helal belgeli ticaretin güvenilirliğini artırmak amacıyla yürüttüğü faaliyetlerde önemli bir eşiği aştı. Kurum tarafından açıklanan son verilere göre, bugüne kadar yapılan 227 başvurunun titizlikle incelenmesi sonucunda 128 kuruluş için akreditasyon kararı verildi. Bu kararlar sayesinde, piyasada helal belgesiyle faaliyet gösteren 2 bin 500’ü aşkın işletmenin sertifikasyonu devlet güvencesi altına alındı.
Denetim Ağı Genişliyor: Lojistikten Kozmetiğe Yeni Standartlar
Kurumun faaliyet alanı, başlangıçta odaklanılan gıda ürünlerinin çok ötesine taşındı. 2025 yılı itibarıyla kapsamı genişletilen akreditasyon süreçleri; yemek sunumu, gıda ambalajı, kozmetik, turizm, lojistik ve konaklama gibi hizmet sektörlerini de içine alacak şekilde çeşitlendirildi.
Özellikle laboratuvar akreditasyonu, yeni dönemin en kritik başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. Bir ürünün "helal" olarak nitelendirilebilmesi için sadece İslami kurallara uygunluğunun yetmediği, aynı zamanda sağlık, hijyen ve kalite standartlarını da karşılaması gerektiği vurgulanıyor. HAK, bu uygunluğun tarafsız laboratuvar analizleriyle kanıtlanması amacıyla 2025 yılı boyunca çok sayıda laboratuvarı akredite ederek teknik altyapıyı güçlendirdi.
İthal Ürünlerde "Sahte Helal Logosu" Dönemi Bitiyor
Türkiye’deki helal sertifikasyon sisteminin gönüllülük esasına dayanmasına rağmen, ithal ürünlerde tüketiciyi yanıltıcı beyanların önüne geçmek için radikal adımlar atılıyor. Hazırlıkları devam eden yeni "İthalat Tebliği" ile sınır kapılarında daha sıkı bir denetim mekanizması kurulacak.
Tebliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte, ithal edilen ürünlerin üzerinde yer alan helal işaret ve sembollerin doğruluğu mercek altına alınacak. HAK akreditasyonuna sahip olmayan, yetkinliği doğrulanmamış kuruluşlardan alınan belgelerle Türkiye’ye "helal" iddiasıyla ürün girişi yapılamayacak. Bu hamlenin hem yerli üreticiyi haksız rekabetten koruması hem de tüketicinin raftaki ürüne duyduğu güveni artırması hedefleniyor.
70 Başvuruya Ret Kararı
Kurumun inceleme süreçlerindeki hassasiyeti, reddedilen başvuru sayısına da yansıdı. Yapılan teknik incelemeler ve saha denetimleri neticesinde, asgari şartları karşılamadığı tespit edilen 70’in üzerinde kuruluşun akreditasyon başvurusu olumsuz sonuçlandırıldı. Bu eleme süreci, sadece tabela üzerinde var olan ancak teknik yetkinliği bulunmayan belgelendirme kuruluşlarının sistem dışına itilmesini sağladı.
Uluslararası "Tek Belge" Hedefi
Dünya genelinde farklı helal standartlarının uygulanması, ihracatçılar için mükerrer belge maliyetleri ve bürokratik engeller oluşturabiliyor. HAK, bu sorunu çözmek adına İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çatısı altında kurulan Helal Akreditasyon Kurumları İslami Forumu’nda (IFHAB) aktif rol üstleniyor.
27 ülkenin akreditasyon kurumunun üye olduğu IFHAB’ın tam faaliyete geçmesiyle birlikte, üye ülkeler arasında belgelerin karşılıklı tanınması sağlanacak. Böylece Türk ihracatçısı, HAK’tan aldığı tek bir akreditasyonla İslam ülkeleri pazarına ek bir belgeye ihtiyaç duymadan girebilecek.
Ayrıca HAK, uluslararası alanda bir eğitim üssü olma yolunda da ilerliyor. Bugüne kadar 35 ülkeden 1.600’ün üzerinde uzmana; gıda, kimya ve veterinerlik gibi alanlarda helal uygunluk değerlendirme eğitimleri verildi.