1 Mart 2026 Pazar
Haber

GÜSOD'dan 2025 Risk Raporu: Güvenlik Sektöründe Dijital Verimlilik Dönemi

Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Murat Kösereisoğlu, sektörün teknolojik dönüşümünü değerlendirdi. Kösereisoğlu, dijitalleşmenin istihdamı yok etmediğini, aksine nitelikli iş gücüyle verimliliği artırdığını ve karbon ayak izini %30 oranında düşürdüğünü açıkladı.

Paylaş:
GÜSOD'dan 2025 Risk Raporu: Güvenlik Sektöründe Dijital Verimlilik Dönemi

Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Murat Kösereisoğlu, sektörün teknolojik dönüşümünü değerlendirdi. Kösereisoğlu, dijitalleşmenin istihdamı yok etmediğini, aksine nitelikli iş gücüyle verimliliği artırdığını ve karbon ayak izini %30 oranında düşürdüğünü açıkladı.

Bugünkü Haberler / İstanbul

Güvenlik sektörü, yapay zeka ve akıllı izleme sistemlerinin entegrasyonu ile köklü bir yapısal dönüşümden geçiyor. Güvenlik Servisleri Organizasyon Derneği (GÜSOD) tarafından hazırlanan 2025 Risk Analizi Raporu, sektördeki bu değişimin boyutlarını ve risk haritasını ortaya koydu. GÜSOD Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Murat Kösereisoğlu, raporla ilgili yaptığı değerlendirmede, teknolojinin güvenlik süreçlerini nasıl yeniden şekillendirdiğine dikkat çekti.

"40 Kişilik İş Artık 10 Kişiyle Yönetilebiliyor"

Sektördeki en çarpıcı değişimin insan kaynağının verimli kullanımı olduğunu vurgulayan Kösereisoğlu, dijitalleşmenin operasyonel yükü hafiflettiğini belirtti. Geçmişte 40-50 kişilik ekiplerle yürütülen saha operasyonlarının, bugün teknoloji desteğiyle 10-15 kişilik uzman kadrolarla çok daha etkin bir şekilde sağlanabildiğini ifade etti.

Kösereisoğlu, bu dönüşümün "insansızlaştırma" anlamına gelmediğinin altını çizerek şunları söyledi: "Teknolojinin güvenlik görevlilerinin yerini tamamen alacağı görüşü gerçeği yansıtmıyor. Sistemin merkezinde hala insan var. Ancak görevli profili değişiyor; artık sadece fiziki varlık gösteren değil, teknolojiyi kullanan, analitik düşünebilen ve süreci yöneten çalışanlara ihtiyaç duyuyoruz. Akıllı izleme sistemleri sayesinde 10 kişilik bir ekibin işini 6 kişiyle, daha yüksek dikkat seviyesinde yürütebiliyoruz."

Risk Haritası: Hırsızlık ve Yangın Ön Planda

2025 yılına dair risk beklentilerini de paylaşan Kösereisoğlu, tehdit algısında dramatik bir değişim öngörülmediğini aktardı. Rapora göre, endüstriyel tesisler, enerji ve petrol sahalarında yangın ve teknik arızalar en yüksek risk grubunu oluştururken; perakende sektöründe hırsızlık, şantiyelerde ise iş kazaları öncelikli risk başlıkları arasında yer alıyor.

Türkiye genelinde günde 2 binden fazla akıllı cihazdan veri toplandığını belirten Kösereisoğlu, "Bu verilerle öngörülebilir güvenlik modelleri geliştiriyoruz. Örneğin, bir güneş enerjisi santralinde hırsızlık riskinin arttığı saatleri analiz edip, önlemleri o zaman diliminde yoğunlaştırabiliyoruz" dedi.

Sürdürülebilirlik ve İstihdam Dengesi

Teknoloji destekli güvenlik çözümlerinin çevresel etkisine de değinen Kösereisoğlu, insanlı güvenliğe kıyasla dijital entegre sistemlerin yüzde 30 daha az karbon salımı sağladığını vurguladı. Dijitalleşmenin artık bir tercih değil, zorunluluk haline geldiğini belirten GÜSOD üyesi, istihdam verilerine de açıklık getirdi.

Verilere göre, 2025 yılında Türkiye'de kamu ve özel sektörde toplam 384 bin 333 güvenlik görevlisi görev yapıyor. Bu çalışanların yaklaşık yüzde 47'si özel güvenlik şirketleri bünyesinde bulunuyor. İŞKUR verilerine atıfta bulunan Kösereisoğlu, silahsız güvenlik görevlisi pozisyonunun işe yerleştirmelerde hala birinci sırada yer aldığını, bu durumun teknolojinin istihdamı bitirmediğinin, aksine dönüştürdüğünün bir kanıtı olduğunu sözlerine ekledi.