28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Güney Suriye’de Stratejik Kilitlenme: Şam, İsrail Faktörü Nedeniyle Süveyda’da “Bekle-Gör” Politikasına Geçti

Şam hükümeti, ülkenin güneyindeki Süveyda kentinde devam eden huzursuzluğa karşı askeri müdahalede bulunmakta tereddüt ediyor. Analizler, İsrail'in bölgedeki mevcut pozisyonunu koruduğu sürece, Şam'ın statükoyu bozacak ani bir hamleden kaçınacağını ve bölgede yeni bir denklemin oluşmasını engellemeye çalıştığını gösteriyor.

Paylaş:
Güney Suriye’de Stratejik Kilitlenme: Şam, İsrail Faktörü Nedeniyle Süveyda’da “Bekle-Gör” Politikasına Geçti

Şam hükümeti, ülkenin güneyindeki Süveyda kentinde devam eden huzursuzluğa karşı askeri müdahalede bulunmakta tereddüt ediyor. Analizler, İsrail'in bölgedeki mevcut pozisyonunu koruduğu sürece, Şam'ın statükoyu bozacak ani bir hamleden kaçınacağını ve bölgede yeni bir denklemin oluşmasını engellemeye çalıştığını gösteriyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER SERVİSİ

Suriye’nin güneyindeki Dürzi çoğunluklu Süveyda (Es-Süveyda) ilinde, ekonomik kriz ve siyasi taleplerle başlayan yönetim karşıtı protestolar devam ederken, Şam yönetiminin bölgeye yönelik stratejisi dikkat çekici bir "sessizlik" barındırıyor. Bölgedeki kaynaklar ve jeopolitik uzmanlar, Şam hükümetinin Süveyda’da kontrolü yeniden tam olarak sağlama konusundaki isteksizliğinin arkasında yatan temel nedenin, İsrail ile olan hassas dengeler olduğunu öne sürüyor.

İsrail’in "Kırmızı Çizgisi" ve Dürzi Faktörü

Suriye iç savaşının başından bu yana ülkenin güney sınırında, özellikle Golan Tepeleri hattında kendi güvenliğini önceleyen İsrail, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ediyor. Süveyda’nın demografik yapısını oluşturan Dürzi topluluğu, İsrail’in iç siyasetinde de yankı bulan bir hassasiyet oluşturuyor.

İsrail’deki Dürzi nüfusun, Suriye’deki soydaşlarına yönelik olası bir katliam veya ağır askeri müdahale durumunda Tel Aviv yönetimine baskı yapma potansiyeli, Şam için caydırıcı bir unsur olarak masada duruyor. Şam yönetiminin, Süveyda’ya yönelik sert bir askeri operasyonun, İsrail’in bölgedeki "müdahil olmama" pozisyonunu değiştirebileceğinden ve sınırda istenmeyen bir hareketliliğe yol açabileceğinden endişe ettiği belirtiliyor.

Şam’ın "Zamansızlık" Hesabı

Mevcut tabloda Şam hükümeti, kuzeydeki İdlib sorunu ve ülkenin doğusundaki ABD varlığı ile meşgulken, güney cephesinde yeni bir kriz yaratmaktan kaçınıyor. Analistlere göre Şam’ın hesabı şu denklem üzerine kurulu: İsrail mevcut pozisyonunu koruduğu ve güneyde aktif bir müdahalede bulunmadığı sürece, rejim de Süveyda’da aceleci davranmayacak.

Şam’ın stratejisi, askeri güç kullanmak yerine, protestoların zamanla sönümlenmesini beklemek ve yerel kanaat önderleri üzerinden aşiretleri bölerek muhalefeti zayıflatmak üzerine şekilleniyor. Bu "yıpratma savaşı", İsrail’i provoke etmeden bölgeyi kontrol altında tutmanın en maliyetsiz yolu olarak görülüyor.

Olası Senaryolar ve Riskler

Bölgedeki statüko hassas bir ip üzerinde yürürken, masada birkaç kritik senaryo bulunuyor:

  1. Tampon Bölge Riski: Şam’ın bölgeye İran destekli milisleri yoğun bir şekilde kaydırması veya sert bir askeri operasyon başlatması durumunda, İsrail’in sınır güvenliğini gerekçe göstererek Ürdün ile koordineli bir "güvenli bölge" veya tampon bölge oluşturma ihtimali tartışılıyor. Bu, Şam’ın egemenlik iddiaları için en kötü senaryo olarak değerlendiriliyor.
  2. Özerklik Talepleri: Süveyda’daki yerel dinamiklerin, merkezi otoritenin zayıflığından faydalanarak fiili bir özerklik ilan etmesi veya "ademi merkeziyetçi" bir yönetim modelini dayatması da ihtimaller dahilinde. Şam, bu tür bir girişimi engellemek istese de, askeri kapasitesinin sınırlılığı ve dış faktörler (İsrail ve Ürdün) elini kolunu bağlıyor.

Sonuç olarak, Süveyda sadece yerel bir huzursuzluk merkezi değil, Şam ile Tel Aviv arasındaki ilan edilmemiş mutabakatın test edildiği stratejik bir satranç tahtasına dönüşmüş durumda. Şam yönetimi için şu anki öncelik, bu tahtadaki taşları yerinden oynatmadan, zaman kazanmak gibi görünüyor.