Ocak ayı sonunda 121,7 dolarla tüm zamanların en yüksek seviyesini gören gümüş, yeni Fed başkanı adayına ilişkin beklentiler ve kaldıraçlı piyasalardaki teminat baskısıyla sert geriledi.
Yılın ilk ayında emtia piyasalarında esen ralli rüzgarı, şubat ayının ilk haftasında yerini sert bir satış dalgasına ve yön arayışına bıraktı. Özellikle değerli metaller grubunda dikkat çeken yüksek volatilite, gümüş fiyatlarında tarihi bir çöküşü beraberinde getirdi. Uluslararası piyasalarda 29 Ocak tarihinde 121,7 dolar seviyesine ulaşarak rekor kıran gümüşün onsu, bu zirveyi gördükten sadece günler sonra kazançlarının önemli bir kısmını geri verdi.
Piyasalardaki satış baskısıyla 2 Şubat'ta 71,4 dolara kadar gerileyen ons gümüş, haftanın devamında gelen tepki alımlarıyla bugün 79 dolar seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor. Ancak bu toparlanma çabasına rağmen, zirve noktasından bugüne yaşanan değer kaybı yaklaşık yüzde 35 olarak kaydedildi.
Fed Beklentileri ve "Güvenli Liman" Algısındaki Değişim
Piyasa uzmanları, gümüşte yaşanan bu dramatik düşüşün arkasındaki temel neden olarak ABD Merkez Bankası (Fed) başkanlığı için öne çıkan ismi işaret ediyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın, Fed başkanlığı için Kevin Warsh'ı aday göstermesi veya bu yönde bir beklentinin güçlenmesi, piyasa dinamiklerini derinden sarstı.
Warsh'ın, Fed bilançosunu küçültmeye odaklanan, piyasalara daha az müdahale edilmesini savunan ve sıkı mali disiplinden yana "şahin" bir profili temsil etmesi, doların beklendiği kadar değer kaybetmeyeceği algısını güçlendirdi. Yatırımcılar, Warsh yönetimindeki bir Fed'in ABD'nin borçluluk sorununa karşı daha disiplinli bir duruş sergileyeceğini fiyatlamaya başladı. Bu durum, doların güvenilirliğini artırırken, yatırımcıların dolardan kaçarak gümüş gibi güvenli limanlara sığınma ihtiyacını azalttı.
Vadeli Piyasalardaki "Teminat" Baskısı
Fiyatlardaki sert geri çekilmenin bir diğer teknik nedeni ise vadeli işlem piyasalarındaki kaldıraç mekanizması oldu. Fiyatlardaki aşırı oynaklık nedeniyle borsaların teminat oranlarını artırması, yatırımcıları zor durumda bıraktı. Pozisyonlarını korumak için ek nakit yatırmak zorunda kalan (margin call) yatırımcıların, nakit bulmak amacıyla ellerindeki varlıkları satması satış dalgasını daha da derinleştirdi.
Ayrıca, Trump'ın göreve gelmesiyle birlikte artan jeopolitik risk algısı ve "de-dolarizasyon" (dolardan uzaklaşma) endişeleri, Warsh hamlesiyle bir miktar yatışmış görünüyor. Piyasa aktörleri, Trump'ın daha geleneksel ve piyasa dostu bir adayla çalışmayı tercih etmesini, radikal politikalardan geri adım atılabileceğinin bir işareti olarak yorumluyor. Bu da kriz dönemlerinde parlayan gümüşün cazibesini kısa vadede azalttı.