15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Görme Engellilerin Toplumdan Beklentisi: "Bizi Çekiştirmeyin, Bizimle Konuşun"

Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası kapsamında konuşan görme engelli bireyler, şehirdeki fiziki engeller kadar toplumun "iletişim kazalarından" da muzdarip. Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED) üyesi Çağla Özgür, yardım etme niyetiyle yapılan fiziksel müdahalelerin ve yok sayılmanın yarattığı zorlukları anlattı.

Paylaş:
Görme Engellilerin Toplumdan Beklentisi: "Bizi Çekiştirmeyin, Bizimle Konuşun"

Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası kapsamında konuşan görme engelli bireyler, şehirdeki fiziki engeller kadar toplumun "iletişim kazalarından" da muzdarip. Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED) üyesi Çağla Özgür, yardım etme niyetiyle yapılan fiziksel müdahalelerin ve yok sayılmanın yarattığı zorlukları anlattı.

İSTANBUL (Bugünkü Haberler) — Görme engelli bireyler için şehir hayatı sadece bozuk kaldırımlar veya sesli uyarısı olmayan trafik ışıklarından ibaret değil. 7-14 Ocak Beyaz Baston Görme Engelliler Haftası vesilesiyle gündeme gelen sorunların başında, toplumun engelli bireylerle kurduğu –ya da kuramadığı– iletişim biçimi geliyor. Eğitimde Görme Engelliler Derneği (EGED) Üyesi Çağla Özgür, İstanbul gibi bir metropolde görme engelli bir kadın olarak yaşadığı deneyimleri ve çözüm önerilerini paylaştı.

"Merhaba" Demek Yerine Kolumuzdan Tutuluyor

Toplumsal yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunun iletişim eksikliği olduğuna dikkat çeken Çağla Özgür, vatandaşların yardım etme güdüsüyle hareket ederken bazen sınırları ihlal edebildiğini vurguladı. Özellikle toplu taşıma araçlarında veya sokakta yürürken, sözlü iletişim kurmak yerine doğrudan fiziksel müdahalede bulunulması engelli bireyleri zor durumda bırakıyor.

Özgür, yaşadığı sıkıntıları şu sözlerle ifade etti: "İnsanlar toplu taşımada yer vermek ya da yardımcı olmak istediklerinde, beni sürükleyerek götürmeye çalışıyor veya kolumdan tutup kendilerine çeviriyorlar. Oysa yanıma yaklaşıp 'Pardon' demeleri veya omzuma hafifçe dokunmaları yeterli. Beni çekiştirmelerine gerek yok. İnsanların nasıl iletişim kuracaklarını öğrenmeleri gerekiyor."

"Bana Değil, Yanımdakine Soruyorlar"

İletişim problemlerinin bir diğer boyutu ise "yok sayılmak". Restoran veya kafelerde sipariş verirken garsonların kendisiyle değil, yanındaki refakatçiyle konuştuğunu belirten Özgür, bu durumu bir iletişim bariyeri olarak tanımlıyor.

Özgür, spor yaptığı sırada yaşadığı çarpıcı bir örneği de paylaştı. Maltepe’deki Kenan Onuk Atletizm Pisti’nde antrenman yaparken, bir görevlinin doğrudan kendisine sormak yerine ailesine giderek "Burada ne arıyor?" diye sormasını eleştiren Özgür, "Bunu merak edebilir ama muhatabı benim. 'Senin hakkında böyle söylendi' cümlesini ailemden duymak zorunda değilim" ifadelerini kullandı.

İstanbul'un "Erişilemeyen" Kaldırımları

İletişim sorunlarının yanı sıra, İstanbul'un kronikleşen altyapı sorunları da görme engellilerin bağımsız hareketini kısıtlıyor. Özgür, özellikle kaldırımların işgali ve düzensizliği konusunda ciddi güvenlik riskleri yaşadıklarını belirtti.

Kaldırımların darlığı, ortasında bulunan ağaçlar, park edilen otomobiller, motosikletler ve son dönemde sayıları artan elektrikli skuterler, görme engelliler için şehri bir engel parkuruna dönüştürüyor. Özgür, "Kaldırımlar sadece körler için değil, bebek arabalılar ve tekerlekli sandalyeliler için de erişilebilir değil. Yol çalışmalarında alınan güvenlik önlemleri yetersiz" değerlendirmesinde bulundu.

Toplu Taşımada Sesli Sistem Yetersizliği

Bağımsız hareketin en önemli aracı olan toplu taşımada da teknolojinin etkin kullanılamadığı görülüyor. Metrobüs ve Marmaray gibi ana ulaşım hatlarında sesli anons sistemlerinin ya çok kısık sesli olduğu ya da hiç çalışmadığına dikkat çekiliyor.

Otobüs ve minibüslerin duraklara varış saatlerini gösteren uygulamaların isabetli çalışmadığını belirten Özgür, metro istasyonlarında ise raylara düşme riskine karşı cam bariyer sistemlerinin yaygınlaştırılması gerektiğini savundu. Ayrıca, internet sitelerinin ve kamu hizmeti veren dijital platformların görme engelliler için erişilebilir olmaması da bir diğer hak ihlali olarak öne çıkıyor.

Çözüm: Toplumsal Bilinç ve Eğitim

Sorunların temelinde "standart insan" algısının yattığını belirten Özgür, çözümün toplumun her kesiminin bilinçlendirilmesinden geçtiğini vurguladı. Okullarda öğretmenlerin dahi engelli öğrencilerle nasıl iletişim kuracağını bilemediğini aktaran Özgür, "Sokaktaki insanın da, hizmet sektöründeki çalışanın da bilgi eksiği var. Doğru iletişim ve erişilebilirlik bir lütuf değil, temel bir haktır" diyerek yetkilileri ve toplumu duyarlı olmaya çağırdı.