15 Ocak 2026 Perşembe
Haber

Gelsenkirchen’deki Dev Kasa Soygununda Mağdurlar Yargı Yoluna Gidiyor: "Anlaşma İmzalamayın" Uyarısı

Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde Sparkasse Bankası’na ait binlerce kiralık kasanın boşaltıldığı soygunun ardından mağdurlar, avukat Figen Özer öncülüğünde hukuki süreç başlatıyor. Bankanın güvenlik zafiyeti olduğunu savunan hukukçular, tazminat görüşmeleri öncesinde mağdurları aceleci davranmamaları konusunda uyardı.

Paylaş:
Gelsenkirchen’deki Dev Kasa Soygununda Mağdurlar Yargı Yoluna Gidiyor: "Anlaşma İmzalamayın" Uyarısı

Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde Sparkasse Bankası’na ait binlerce kiralık kasanın boşaltıldığı soygunun ardından mağdurlar, avukat Figen Özer öncülüğünde hukuki süreç başlatıyor. Bankanın güvenlik zafiyeti olduğunu savunan hukukçular, tazminat görüşmeleri öncesinde mağdurları aceleci davranmamaları konusunda uyardı.

Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletine bağlı Gelsenkirchen kentinde gerçekleşen ve ülke tarihinin en büyük banka soygunlarından biri olarak kayıtlara geçen olayda yeni bir gelişme yaşandı. Sparkasse Bankası’nın duvarı delinerek yaklaşık 3 bin 300 kiralık kasanın soyulmasının ardından, birikimlerini kaybeden hak sahipleri kurumsal bir hukuk mücadelesi için harekete geçti.

Noel tatiline denk gelen 27-28 Aralık tarihlerinde profesyonelce gerçekleştirilen soygunda, bankanın güvenlik sistemlerinin etkisiz kalması ve soyguncuların tespit edilememesi mağdurların tepkisini çekmişti. Olayın ardından bir araya gelen ve aralarında çok sayıda Türk vatandaşının da bulunduğu mağdurlar grubu, hukuki haklarını aramak üzere avukat Figen Özer ile birlikte hareket etme kararı aldı.

"Güvenlik Zafiyeti ve Bankanın Kusuru Var"

Hukuki süreci yürütecek isimlerden Avukat Figen Özer, bankanın "yüksek güvenlikli" olarak pazarladığı kiralık kasa bölümüne dışarıdan müdahale ile girilebilmesinin açık bir ihmal göstergesi olduğunu savundu. Özer, soygunun gerçekleştiği alanlara normal şartlarda sadece yetkilendirilmiş personelin, özel anahtar, kilit ve şifre kombinasyonlarına sahip kişilerin girebildiğini hatırlatarak, "Eğer bu güvenlik duvarları aşılabiliyorsa, burada bankanın bir kusuru ve mesuliyeti söz konusudur" değerlendirmesinde bulundu.

Olayın üzerinden geçen süreye rağmen banka yönetiminden veya siyasi yetkililerden mağduriyetlerin giderilmesine yönelik somut bir adım atılmadığını belirten Özer, bu sessizliğin hukuki mücadeleyi zorunlu kıldığını ifade etti.

Mağdurlara Kritik Uyarı: "Belge İmzalamayın"

Hukuki sürecin henüz başında olunduğunu vurgulayan avukatlar, mağdurların hak kaybına uğramaması için şu aşamada atacakları adımların hayati önem taşıdığını belirtti. Figen Özer, banka veya sigorta şirketleri tarafından sunulabilecek erken ödeme teklifleri veya feragatname niteliği taşıyan belgeler konusunda şu uyarılarda bulundu:

"Mağdurlar, banka ya da sigorta şirketleriyle yaptıkları sözleşmeleri dikkatle incelemeli. Hukuki danışmanlık almadan, panikle herhangi bir anlaşma protokolüne veya ibranameye kesinlikle imza atmamalılar. Bu tür erken imzalar, ileride hak edecekleri tazminatların önünü kesebilir."

Ayrıca, mağdurların kiralık kasalarında ne olduğunu ispatlayabilmeleri adına ellerindeki tüm delilleri (video kayıtları, fotoğraflar, alım faturaları, kuyumcu belgeleri veya tanık beyanları) titizlikle saklamaları gerektiği vurgulandı.

"Yılların Birikimi Bir Gecede Yok Oldu"

Gelsenkirchen’de yaşayan ve soygunun mağdurlarından biri olan Ersin Eliyazıcı, olayın şokunu atlatamadıklarını dile getirdi. Bölgede yaşayan Türk toplumunun yoğun olarak kullandığı bankada yaşanan güvenlik açığına isyan eden Eliyazıcı, "Hepimizin yıllarca dişinden tırnağından artırarak biriktirdiği altınlar, paralar bir gecede yok oldu. Banka bize güvenliğin en üst seviyede olduğunu söylemişti ancak yaşananlar bunun tam tersini gösteriyor" dedi.

Eliyazıcı, Almanya gibi bir ülkede soyguncuların ellerini kollarını sallayarak binlerce kasayı boşaltıp gitmesinin inandırıcı gelmediğini belirterek, yetkililerden yardım beklediklerini ifade etti. Mağdurlar, oluşturulacak hukuk heyetiyle birlikte bankanın ihmalini kanıtlayarak zararlarının tam olarak tazmin edilmesini talep ediyor.