28 Şubat 2026 Cumartesi
Haber

Gazze’ye Dönüşe ‘Muhbirlik’ Şartı: İsrail’den Sınırdaki Filistinlilere Şantaj

Yaklaşık iki yıl aradan sonra kısıtlı geçişlere açılan Refah Sınır Kapısı’nda, evlerine dönmeye çalışan Filistinliler İsrail istihbaratının kıskacına alındı. Birleşmiş Milletler raporlarına yansıyan bilgilere göre İsrail, dönüş yapmak isteyenlere "ajanlık" karşılığında para teklif ediyor veya Mısır’a geri dönmemeleri halinde "mal varlıklarına el koymakla" tehdit ediyor.

Paylaş:
Gazze’ye Dönüşe ‘Muhbirlik’ Şartı: İsrail’den Sınırdaki Filistinlilere Şantaj

Yaklaşık iki yıl aradan sonra kısıtlı geçişlere açılan Refah Sınır Kapısı’nda, evlerine dönmeye çalışan Filistinliler İsrail istihbaratının kıskacına alındı. Birleşmiş Milletler raporlarına yansıyan bilgilere göre İsrail, dönüş yapmak isteyenlere "ajanlık" karşılığında para teklif ediyor veya Mısır’a geri dönmemeleri halinde "mal varlıklarına el koymakla" tehdit ediyor.

BUGÜNKÜ HABERLER / DIŞ HABERLER

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik ablukası ve sınır politikaları, Refah Sınır Kapısı’nın kısmi olarak yeniden açılmasıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. İşgal altındaki Filistin topraklarında görev yapan Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Ofisi’nin 5 Şubat tarihli raporu ve sahadan gelen tanıklıklar, İsrail güvenlik güçlerinin Gazze’ye dönmek isteyen Filistinlileri sistematik bir baskı ve şantaj politikasına maruz bıraktığını ortaya koydu.

Sınırdaki kontrol noktalarında yaşananlar, insani bir krizin ötesinde, savaş hukukunu ihlal eden yeni bir "caydırıcılık" stratejisine işaret ediyor.

Şantaj Masası: Ya Muhbirlik Ya Sürgün

BM İnsan Hakları Ofisi tarafından yayımlanan verilere göre, Refah Sınır Kapısı’ndan Gazze’ye geçiş yapan Filistinliler, İsrail destekli yerel milisler (Ebu Şebab grubu) tarafından karşılandıktan sonra İsrail ordusunun kontrol noktalarına götürülüyor. Burada yapılan sorgularda, sivillere iki seçenek dayatılıyor:

  1. İşbirliği Teklifi: Aileleriyle birlikte Mısır’a geri dönmeleri veya İsrail istihbaratı lehine "muhbir" olarak çalışmayı kabul etmeleri karşılığında nakit para teklif ediliyor.
  2. Mülkiyet Tehdidi: Bu teklifi reddedip Gazze’ye geçmekte ısrar edenler ise, geride kalan veya mevcut mal varlıklarına el konulmasıyla tehdit ediliyor.

Raporda, sınırda alıkonulan Filistinlilerin ellerinin kelepçelendiği, gözlerinin bağlandığı ve aşağılayıcı muamelelere maruz kaldığı vurgulandı. Özellikle sağlık hizmetine muhtaç hastaların taleplerinin reddedildiği, tuvalet gibi temel ihtiyaçların dahi kısıtlandığı belirtiliyor.

Beş Aşamalı Kontrol ve "Ebu Şebab" Milisleri

Gazze’ye dönüş yolculuğu, siviller için beş farklı kontrol noktasından oluşan zorlu bir parkura dönüşmüş durumda. BM raporuna göre bu noktalar sırasıyla; Mısır, Filistin yönetimi, Avrupa Birliği temsilcileri, İsrail destekli milisler ve son olarak İsrail ordusu tarafından kontrol ediliyor.

İsrail devlet televizyonu KAN’ın geçtiğimiz günlerde yayımladığı bir habere göre, İsrail ordusu Refah Sınır Kapısı’ndaki arama faaliyetlerinde "Ebu Şebab" olarak bilinen yerel milis gruplarının yer almasına resmi onay verdi. İsrail basınında çıkan haberlerde, Tel Aviv yönetiminin bu gruplara gizlice para ve silah desteği sağladığı, onları "takip ve alıkoyma" gibi taktiksel operasyonlarda kullandığı bilgisi yer aldı.

Tanıklıklar: "Korku Yaymaya Çalışıyorlar"

Sınırdan geçmeye çalışanların anlattıkları, uygulamanın vahametini gözler önüne seriyor. Sosyal medyada yer alan ve insan hakları örgütleri tarafından doğrulanan tanıklıklara göre, sivil otobüsler askeri araçlarla kuşatılıyor ve yolcular silahlı gruplar tarafından sorguya çekiliyor.

Mısır’daki uzun tedavi sürecinin ardından Gazze’ye dönmeye çalışan yaşlı bir Filistinli kadın, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"Otobüsümüz askeri araçlarla kuşatıldı. Bizi İsrail ordusunun kontrolündeki bir bölgeye götürdüler ve burada milis lideri Gassan ed-Dehini’ye bağlı birime teslim ettiler. Yaklaşık 3 saat süren sorguda, savaşta ölen yakınlarımız hakkında sorular sorarak üzerimizde korku yaratmaya çalıştılar."

Hukukçulardan "Zorla Yerinden Etme" Uyarısı

İsrail’deki insan hakları kuruluşları Adalah ve Gisha-Maslak, İsrail Savunma Bakanlığı ve Başsavcılığına acil bir mektup göndererek bu uygulamaların derhal durdurulmasını talep etti.

Hukukçular, geri dönmek isteyenlere yönelik bu kısıtlamaların ve kötü muamelenin uluslararası hukukta güvence altına alınan "geri dönüş hakkının ihlali" olduğunu vurguluyor. Mektupta, sivillerin dönüşünün engellenmesi ve ağır güvenlik şartlarının dayatılmasının, Cenevre Sözleşmeleri uyarınca yasaklanan "zorla yerinden edilme" suçu kapsamına girebileceği uyarısı yapıldı.

80 Bin Kişi Dönüş Bekliyor

Gazze’deki Hükümetin Medya Ofisi verilerine göre, Mısır ile Gazze arasındaki sınır kapısında günde ortalama 50 kişinin geçişi konusunda bir uzlaşı olduğu iddia edilse de, fiili rakamlar bunun çok altında kalıyor. 2-10 Şubat tarihleri arasında geçiş yapması beklenen 1800 kişiden sadece 488’i sınırı geçebildi.

Bölgedeki yıkıma rağmen yaklaşık 80 bin Filistinlinin Gazze’ye geri dönmek için isim yazdırdığı belirtiliyor. Ancak İsrail’in yavaşlatma taktikleri ve sınırda uyguladığı "ajanlaştırma" politikası, bu insani dönüş sürecini fiili bir engellemeye dönüştürüyor.