İsrail saldırılarının gölgesinde üçüncü Ramazan ayını karşılayan Gazze’de, tatlıcı Selim el-Beyyuk tüm imkansızlıklara meydan okuyor. Gaz ve un kıtlığına rağmen odun ateşiyle harladığı ocağında, Han Yunus halkına geleneksel lezzetleri sunarak umudu diri tutmaya çalışıyor.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kenti, iki yılı aşkın süredir devam eden ağır bombardıman ve ablukanın izlerini taşırken, Refah Garajı Çarşısı'nda yükselen bir duman, bölge halkı için hayatta kalma iradesinin simgesi haline geldi. Kentte 20 yılı aşkın süredir tatlıcılık yapan 54 yaşındaki Selim el-Beyyuk, bölgedeki ağır insani krize ve malzeme yokluğuna rağmen, Filistinlilerin Ramazan sofralarındaki en önemli geleneklerinden biri olan "taş kadayıfı" (Qatayef) üretmeye devam ediyor.
Gaz Yerine Odun Ateşi, Umutsuzluk Yerine Dayanışma
Bölgedeki yıkıcı savaşın ve ablukanın yarattığı en büyük sorunlardan biri olan enerji krizi, Selim Usta'nın üretim yöntemlerini de değiştirmesine neden oldu. Gazze'ye giren mutfak tüpü ve yakıt miktarının yok denecek kadar az olması sebebiyle, Beyyuk kadayıflarını pişirmek için ilkel yöntemlere geri dönmek zorunda kaldı. Modern ocaklar yerine odun ateşi kullanan Filistinli usta, un ve karbonat gibi temel malzemeleri temin etmekte yaşanan büyük güçlükleri de kişisel çabalarıyla aşıyor.
Saldırılarda hasar gören dükkanını kendi imkanlarıyla onaran Beyyuk, "Taş kadayıf bir Ramazan tatlısıdır, bu aya özgü bir gelenektir ve talep çok olur. Her gün yaklaşık 200-300 kilo yaparak bu geleneği yaşatmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Beyyuk, halkın ekonomik gücünün tükenme noktasına geldiğinin farkında olarak, tatlının fiyatını 15 şekelden 10 şekele indirerek dayanışma örneği sergiledi.
Sarı Hat'tın Gölgesinde Yaşam Mücadelesi
Selim el-Beyyuk'un dükkanı, İsrail ordusunun işgal faaliyetlerini sürdürdüğü ve "Sarı Hat" olarak adlandırılan tehlikeli bölgeye sadece birkaç yüz metre mesafede bulunuyor. Bölgedeki sürekli tehlikeye ve insansız hava araçlarının (Zennane) hiç susmayan sesine rağmen Beyyuk, atalarından kalan toprakları terk etmeyi reddediyor.
"Burası atalarımızın toprağı. Bir karışı bile tüm Avrupa'dan daha kıymetli" diyen Beyyuk, güvenlik endişeleri nedeniyle çarşının eski kalabalık günlerini aradığını, ancak yine de dükkanını açık tutarak direndiklerini vurguladı.
Halk İçin "Ramazan'ın Meyvesi"
Han Yunus sakinleri için Selim Usta'nın dükkanı, sadece tatlı alınan bir yer değil, aynı zamanda geçmiş güzel günlerin bir hatırası. Müşterilerden Said Halef, taş kadayıfı "Ramazan'ın meyvesi" olarak nitelendirerek, bu tatlının sofralarda bulunmasının psikolojik bir rahatlama sağladığını belirtti. Çarşının eski, insanlarla dolup taştığı günlerini özlemle anan Halef, saldırıların durması ve göç etmek zorunda kalanların geri dönmesi temennisinde bulundu.
Bölgedeki ateşkes görüşmeleri ve diplomatik süreçlerdeki belirsizlikler sürerken, Han Yunus'taki bu küçük tatlıcı dükkanı, Gazze halkının en karanlık zamanlarda bile kültürlerine ve yaşamlarına nasıl tutunduğunun somut bir kanıtı olarak işlemeye devam ediyor.