Öğrencileri için hazırlık yapmaya gittiği sırada düzenlenen hava saldırısında iki bacağını kaybeden 33 yaşındaki Said Halil Azzam, tekerlekli sandalyesinde yıkılan okulunun enkazına bakarak yeniden tahta başına geçeceği günlerin hayalini kuruyor.
Gazze Şeridi’nde devam eden yoğun bombardıman, sadece binaları ve altyapıyı değil, bölgenin geleceğini inşa edecek eğitimcilerin hayatlarını da geri dönülemez şekilde değiştiriyor. El-Bureyc Mülteci Kampı’nda yaşayan öğretmen Said Halil Azzam’ın hikayesi, savaşın eğitim camiasında açtığı derin yaraların somut bir örneği olarak öne çıkıyor.
Savaşın ilk günlerinde, öğrencilerine vereceği dersler için hazırlık yapmak isteyen Azzam, elektrik kesintileri nedeniyle telefonunu ve bilgisayarını şarj edebilmek amacıyla bir arkadaşının evine gitti. Ancak bu sırada bölgeye düzenlenen İsrail hava saldırısı, genç öğretmenin hayatını tamamen değiştirdi.
"Gözümü Açtığımda Büyük Bir Parçamı Kaybetmiştim"
Saldırının ardından ağır yaralanan ve hastaneye kaldırılan Azzam, 8 gün boyunca yoğun bakımda yaşam savaşı verdi. Bilinci yerine geldiğinde karşılaştığı manzara ise fiziksel acıdan çok daha ağır bir travmaya neden oldu.
Hastanede gözlerini açtığı ilk anları anlatan Azzam, yaşadığı şoku şu sözlerle ifade etti: "Kendime baktığımda ampute edildiğimi gördüm. İki ayağım da yoktu. O an hayatımdan çok büyük ve önemli bir şeyi kaybettiğimi hissettim."
Sınıf Hayali ve Fiziksel Engeller
Öğretmenlik mesleğinin fiziksel hareketlilik gerektirdiğini vurgulayan Azzam, tekerlekli sandalyeye mahkum olmanın mesleki geleceği üzerindeki etkilerini derin bir üzüntüyle karşılıyor. Sınıfta ayakta durmanın, öğrencilerle göz teması kurarak sıralar arasında dolaşmanın ve tahtaya yazı yazmanın eğitimciliğin temel parçaları olduğunu belirten Gazzeli öğretmen, bu yetilerini kaybetmenin zorluğunu yaşıyor.
Küçüklüğünden beri öğretmen olma hayaliyle büyüdüğünü belirten Azzam, "Bu mesleği ve öğretmeyi seviyorum" diyerek, yaşadığı uzuv kaybının meslek aşkını söndüremediğini ancak şartları dramatik şekilde zorlaştırdığını dile getirdi.
Yıkılan Okulun Enkazında Anılarını Tazeliyor
Fiziksel engeline ve devam eden saldırılara rağmen Azzam, eğitimden ve okulundan kopamıyor. Zaman zaman arkadaşlarının yardımıyla, görev yaptığı ve İsrail saldırıları sonucu yıkılan okul binasının enkazına giden Azzam, burada eski günlerini yad ediyor.
Yıkıntıların arasında durarak geçmişi hatırlamanın kendisine moral verdiğini belirten Azzam, "Okulum yıkılmış olsa da oraya gidince öğretmenlik günlerimi ve öğrencilerimi hatırlıyorum. Bu bana güç veriyor" ifadelerini kullandı.
Azzam, savaşın getirdiği psikolojik yükle baş edebilmek için meslektaşları ve arkadaşlarıyla sık sık bir araya gelerek kitap okuduklarını ve mesleki bilgilerini taze tuttuklarını belirtti. Geleceğe dair umudunu koruyan genç öğretmen, "Allah bana hayatta kalacak ömrü verdi. İnşallah bu engeli aşıp eğitim hayatıma yeniden dönebilirim" temennisinde bulundu.
Eğitim Altyapısı Büyük Hasar Gördü
Gazze'deki saldırılar, sivil can kayıplarının yanı sıra eğitim sistemini de felç etmiş durumda. Bölgedeki kaynaklardan edinilen bilgilere göre, saldırıların başladığı günden bu yana yüzlerce okul binası ya tamamen yıkıldı ya da kullanılamaz hale geldi. Eğitimcilerin ve öğrencilerin doğrudan hedef olduğu saldırılarda, eğitim altyapısının yüzde 90'ından fazlasının tahrip olduğu rapor ediliyor.